Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/31315 E. 2019/12389 K. 08.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/31315
KARAR NO : 2019/12389
KARAR TARİHİ : 08.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Şikayetçi Gümrük İdaresi Vekilinin temyiz talebine yönelik incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanığın temyiz talebine yönelik incelemede;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu , kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
İncelemeye konu iş bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.06.2012, iddianame düzenlenme tarihinin 03.07.2012 olduğu,
Uyap ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında 29.05.2012 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine, Kozaklı Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 2012/63 Esas, 2013/44 Karar sayılı hükmün Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından bozulduğunun anlaşılması karşısında;
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanık …’in eylemlerinin TCK’nin 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, mümkün olması halinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan gümrük idaresinin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücreti hükmedilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.