Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/28736 E. 2019/12514 K. 09.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28736
KARAR NO : 2019/12514
KARAR TARİHİ : 09.10.2019

MAHKEMESİ : 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın çarşı iznine gönderme karşılığında mağdur …’a 6 kilo leblebi aldırmak suretiyle memuriyet nüfuzunu sair surette kötüye kullanmak suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında;
Sanığın tüm aşamalarda istikrarlı bir biçimde suçlamayı kabul etmeyerek, mağdurun yanına gelerek annesinin kendisine leblebi göndereceğini, çarşı iznine çıkamadığı için adına gönderilip kendisi tarafından alınıp alınamayacağını sorduğunu, yardım amacıyla olur dediğini, bunun üzerine ailesinin 3-5 kilo leblebi gönderdiğini, bunu teslim alarak mağdura teslim ettiğini savunmuştur.
Mağdur … da aşamalardaki ifadesinde; çarşı iznine çıkmak istediğini, Çorumlu olduğu için sanığın kendisinden leblebi getirmesi karşılığında çarşı izni vereceğini söylediğini, telefonla annesini arayıp leblebi istediğini, leblebi gelince sanığın çarşı iznini verdiğini ifade etmiştir.
Her aşamada ifadesine başvurulan mağdurun annesi … tutarlı bir biçimde; oğlunun kendisinden arakadaşları için 6 kilo kadar leblebi istediğini, komutanından bahsetmediğini, arazide olabileceklerinden kargoyu teslim alamama durumundan dolayı kargoyu sanık adına göndermesini istediğini, oğlunun dediği gibi 6 kilo leblebi yaptırıp sanığın adına kargoyu gönderdiğini söylemiştir.
Tanık … ise birliği komutanlığınca alınan ifadesinde; mağdurun çarşı iznine çıkmak istediğini söylediğini, sanığın da leblebi getirme karşılığında izne göndereceğini söylediğini, sanığın kendi telefonundan mağdurun annesini aradığını, mağdurun annesinin bu isteğini uygun gördüğünü, mağdurun o gün çarşı iznine çıktığını, sonra annesinin sanığa 6-7 kilo leblebi gönderdiğini ifade etmesine rağmen yargılama aşamasında alınan ifadesinde; kısmen çelişkili beyanda bulunarak mağdurun kıtaya gelen lebleyi sanığa teslim ettiğini, daha sonra çarşı iznine çıktığını belirtmiştir.
İfadesi alınan tanıklardan… ve …’in olaya ilişkin görgüleri bulunmamakla birlikte tanık …’nin ifadesinde; olay tarihinde havan kısımında görevli olduğunu, havan kısmı ile keşif takımı depolarının yan yana olduğunu, mağdurun içinde bulunduğu keşif takımı askerlerinin hep birlikte leblebi yediklerini gördüğünü ifade ettiği görülmüştür.
Yapılan araştırmada 2009 yılı içerisinde sanık adına mağdurun kendisi veya annesi tarafından gönderilmiş bir kargoya rastlanılmamıştır.
Diğer yandan dosya kapsamında yer alan belgelerden sanığın mağdurun içinde bulunduğu keşif takımı askerlerine çarşı izni verme yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin bölük komutanında olduğu, ayrıca mağdur …, tanık … ve Burhan Kesik’in sanık hakkında 07/09/2010 tarihinde açılan 9 ayrı asta müessir fiil suçunun müştekilerinden oldukları anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda; sanığın savunmalarının tanıklar … ve…’ın beyanları ile örtüşmesi, mağdurun beyanlarını destekleyen tanık …’ın ise hem ifadeleri arasında çelişkiler bulunması, hem de sanığın işlediği bir başka eylemin müştekisi olmasından dolayı tam tarafsız bir tanık olduğunun da söylenemeyecek olması, yapılan araştırmada mağdurun annesi tarafından sanık adına gönderilmiş bir kargoya rastlanılmaması ve de sanığın mağdura çarşı izni verme yetkisinin bulunmaması karşısında; sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğinin şüpheli kaldığı nazara alınarak sanık hakkında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı ve atılı suçtan beraatine hükmolunması gerekirken yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule Göre,
TCK’nin 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.