YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9570
KARAR NO : 2011/12427
KARAR TARİHİ : 21.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.08.2010 ve 15.10.2010 gününde verilen dilekçeler ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kadastro müdürlüğünün 07.07.2008 tarihli işlemi ile 1026 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca düzeltme işlemi yapıldığını, işlemin yasaya aykırı olduğunu taşınmazın sınırlarında tescil harici yerler bulunduğunu ileri sürerek iptalini talep etmiştir.
Yargılamaya katılan davalılar davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dva, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir.
5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde;
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir.
Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir. 41. madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut olayda, kadastro müdürlüğü tarafından re’sen yapılan işlemle 1026 parsel sayılı taşınmazda sınırlandırma hatası yapıldığı gerekçesiyle düzeltme yapılmıştır. İşlem dayanağı belgeler incelendiğinde 1026 parsel sayılı taşınmazın sınırlarında tescil harici taşlık kayalık niteliğindeki taşınmazların bulunduğu görülmüştür. Anılan 41.madde uyarınca yapılacak düzeltme işlemlerinde Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik hükümlerinin gözetilmesi gerekmektedir. Yönetmeliğin 15.maddesi “Genişletmeye elverişli sınırları olan taşınmazlar ve hükmen tescilli parseller” başlığını taşımaktadır ve aşağıdaki düzenlemeleri içermektedir.
“1- Orman, mera, kamu taşınmazları, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki genişletmeye elverişli yerlere sınırı olan taşınmazlar ile kadastrosu ya da kadastro sonrası sınırları hükmen belirlenerek kesinleşmiş olan parsellerdeki sınırlandırma hatası düzeltilemez.
2-Mahkeme hükmü kapsamı dışında kalan hatalar bu yönetmelik hükümlerince ve ilgili mevzuatına göre düzeltilir.”
Görülüyor ki, 41.madde uyarınca işlem yapılırken taşınmazın sınırında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin bulunması halinde düzeltme söz konusu olamayacaktır. Dava konusu 1026. parsel sayılı taşınmazın sınırında da tescil harici taşlık niteliğinde yerler bulunduğundan kadastro müdürlüğünün yaptığı düzeltme işleminin anılan yönetmeliğin 15.maddesi hükmüne aykırı olması nedeniyle iptali gerekirken, davanın reddi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz ititrazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.