YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/966
KARAR NO : 2019/9301
KARAR TARİHİ : 14.10.2019
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 11.12.2013 tarihinde, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaya müvekkiline çarparak yaralanmasına sebep olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile iş gücü kaybı ve diğer maddi zararlar için 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, gerekçede belirtilen sebeplerle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde nelerin yer alması gerektiği hususu 1086 sayılı HUMK’nun 179. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nun 119. maddesinde düzenlenmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde (1086 sayılı HUMK m. 75) ise; “Hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. O halde açıklık bulunmayan hallerde hakim, dava dilekçesinin açıklanmasını ilgili taraftan her zaman isteyebilir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, 11.12.2013 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın, yaya olan müvekkiline çarpması sonucu davacının yaralandığını ve Bursa Devlet Hastanesinden alınan rapora göre % 51 oranında maluliyetinin bulunduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile işgücü kaybı ve diğer maddi zararlar için 2.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Yargılama aşamasında, Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 6 ay olarak tespit edildiği, Mahkemece, davacının maluliyeti bulunmadığı ve geçici işgöremezlik tazminatı talep edilmediği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacılar vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu maddi tazminat talebi açık olmadığı gibi, 11/07/2016 tarihli duruşmadaki beyanından da açıkça geçici işgöremezlik talep edilmediği şeklinde bir sonuca ulaşmak da mümkün bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkemece; talep edilen maddi tazminat miktarlarının hangi zarar kalemlerine ilişkin olduğu ve her zarar kalemi için ne kadar istendiği açıklattırılarak maddi tazminat talebi değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.