Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10703 E. 2011/12464 K. 21.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10703
KARAR NO : 2011/12464
KARAR TARİHİ : 21.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.06.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava kadastro sırasında davalı Hazine adına hali arazi vasfı ile tescil edilen 44 adet taşınmazın kadim mera olduğu iddiasıyla tapu kayıtlarının iptali ile davacı köyün merası olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yarıgılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı köy tüzel kişiliği dava konusu 44 adet taşınmazın köylerinin kadim merası olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında “hali arazi” vasfı ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile köylerinin yararlanmasına bırakılarak mera vasfı ile özel sicile yazılmasını talep etmiş, yargılama sırasında 8 adet taşınmaza ilişkin talebinden feragat etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonrasında ziraat bilir kişisinin düzenlemiş olduğu 19.10.2009 tarihli raporda dava konusu yapılan taşınmazlardan feragat edilen ve mera vasfında olmayan taşınmazlar çıktıktan sonra kalan 33 adet parselin mera vasfında olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece 33 adet parselin davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mera vasfı ile Hazine adına kaydedilmesine, mera özel siciline yazılmasına kullanma hakkının davacı … köyüne tahsisine şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hukuki niteliği itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olan meralar özel mülkiyete konu olamazlar. Kural olarak meraların kuru mülkiyeti Hazineye, yararlanma hakkı köy veya belediyeye aittir. Özel mülkiyete konu olamayacaklarından meraların tapu kütüğüne kaydı mümkün değildir. Böyle taşınmazlar mera olarak sınırlandırıldıktan sonra mera özel siciline kaydedilmesi gerekir. Taşınmazların hem mera vasfı ile Hazine adına kaydedilmesi, hem de mera özel siciline yazılması mümkün değildir. Mahkemece, mera olduğu kabul edilen taşınmazlardan yararlanma hakkı davacı köye ait olmak üzere davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile mera vasfı ile özel sicile kaydedilmesine biçiminde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2.bent uyarınca hükmün 1.fıkrasının 8.satırında iptali ile den sonra gelen ” mera nitaliğinde Hazine adına kaydedilmesine, mera özel siciline yazılmasına, kullanma hakkının davacı … köyüne tahsisine” cümlesinin hükümden çıkarılarak yerine “taşınmazlardan yararlanma hakkı davacı köye ait olmak üzere mera vasfı ile mera özel siciline yazılmasına” cümlesinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA 21.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.