YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10701
KARAR NO : 2011/12389
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı,murisleri … oğlu … ve … oğlu …’in dava konusu 1497 parsel numaralı taşınmazda “… kızı … ” şeklinde yer alan kaydın “… kızı …”, “… oğlu …” şeklinde yer alan kaydın ise “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, davacı 1497 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki nüfus bilgilerinin nüfus kayıtları ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir.
Nüfus müdürlüğünden yapılan araştırmada tapu kayıt malikleri “… kızı … ve … oğlu …’e” ait nüfus kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. Taşınmazın bulunduğu Mahalde zabıta
aracılığı ile yapılan araştırmada kayıt maliki “… kızı … ve … oğlu …” isimli şahısların olmadığı ancak … kızı … ile … oğlu …’in olduğu ve 7-8 yıl önce vefat ettikleri belirtilmiştir. Dinlenen tanıklar da kayıt maliklerinin soyadının “…” olduğunu köyde “…” veya “…” olarak tanındığını söylemişlerdir. Yapılan tüm araştırmalar sonucu dava kanıtlanmış olup davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.