Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10442 E. 2011/12542 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10442
KARAR NO : 2011/12542
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 30.12.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … yönünden davanın kabulüne dair verilen 26.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1476, 1477 ve 1478 parsel sayılı taşınmazları yararına, davalılar adına kayıtlı 2700, 2701 ve 1479 sayılı parsellerden geçit kurulmasını istemiştir.
2700 ve 2701 sayılı parsellerin maliki …, davacının 1479 sayılı parselde davalı kardeşleri ile birlikte paylı malik olup 1479 sayılı parselden geçit verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
1479 sayılı parselin diğer paydaşları olan davalılar, davacıya 1479 sayılı parselden önceden yol bırakmış olduklarını, ancak bu yolun bozulduğunu beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, aynı tapuda hissedar olan kişilerin birbirinden geçit istemesi mümkün olmadığından davacının 1479 parsel sayılı taşınmazın diğer hissedarları olan davalılara karşı açmış olduğu davanın reddine, davalı … hakkındaki geçit davasının kabulüne, davacının 1479 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 126,02 m2’lik kısmı üzerinde bu taşınmazın müşterek maliklerinden olduğu için akdi geçit irtifakı kurulması konusunda muhtar olduğunun bildirilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Davacının 1479 sayılı parselde 6/40 paylı malik olduğu anlaşılmaktadır. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince geçitin tamamının bu parselden kurulması gerekir. Kaldı ki, davacının da paylı malik olduğu 1479 sayılı parselin yüzölçümü aleyhine geçit kurulan 2700 ve 2701 sayılı parsellerden daha büyüktür.
Diğer taraftan geçit davalarındaki kesintisizlik ilkesi gereğince geçitin davacının parselinden genel yola kadar kesintisiz olarak kurulması gerekir.
Ayrıca, davacı 1476, 1477 ve 1478 sayılı parseller için geçit kurulması talebinde bulunduğu halde davacının 1477 sayılı parseli ile 1476 ve 1478 sayılı parselleri arasında akdi geçit irtifakı kurulmadığı görülmüştür. Mahkemece kesintisizlik ilkesi gözetilerek açılan bu davada hükmen veya haricen tapu sicil müdürlüğüne başvurularak bu parseller arasında akdi geçit irtifakı tesisi sağlanarak bir hüküm kurulması gerekirken belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.