YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5212
KARAR NO : 2019/16644
KARAR TARİHİ : 24.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Bozma üzerine, Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 10. maddesindeki, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararlanın, kararına direnilen daireye gönderileceğine, dairenin, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceleyerek yerinde görürse kararını düzelteceğine; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna göndereceğine ilişkin düzenleme karşısında, Dairemizin bozma kararına Yerel Mahkemece verilen direnme kararı üzerine Dairemize gönderilen dosya yeniden görüşülüp düşünüldü:
Dairemizin, 29/11/2018 tarih ve 2018/5786 esas, 2018/20772 karar sayılı bozma ilamı üzerine yerel mahkeme tarafından “sanığın mahkumiyetine konu tehdit suçunun TCK’nın 86/3-a kapsamındaki yaralama suçu ile birlikte işlediği, CMK’nın 253/3. fıkrası uyarınca uzlaşmaya tabi olan TCK’nın 106/1-1. maddesindeki suçu uzlaşmaya tabi olmayan TCK’nın 86/3-a maddesinde düzenlenen suç ile birlikte işlenmesi halinde uzlaştırma hükümleri uygulanamayacağını düzenleyen CMK’nın 253/3. maddesindeki amir hüküm karşısında Mahkememizce yeniden direnme kararı verilmiş, nitekim suç tarihi olan 16/01/2008 tarihi dikkate alındığında CMK’nın 253/3. fıkrası yürürlüğe girmemiş ise de, uzlaştırma işleminin Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlendiği ve CMK’nın 253/3. fıkrasına eklenen hükmün de usuli bir işlem olduğu, usul kurallarının derhal uygulanacağı, geriye yürüyemeyeceği, “derhal uygulama” ilkesinine aykırı olduğu anlaşıldığından Mahkememizin 07/06/2018 tarih ve …… Karar numaralı hükmünün bozulmasına dair Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 29/11/2018 tarih ….. karar numaralı bozma kararına; 5320 sayılı kanun 8/1 md. del ile 1412 sayılı CMUK 326/3 maddesi gereğince direnilmesine” şeklindeki gerekçeyle direnme kararı verilmiş ise de;
Somut olayda sanık hakkında 16.01.2008 tarihinde annesi müşteki …’a yönelik yaralama, dayısı müşteki Alaattin Ağaç’a yönelik tehdit suçlarından TCK’nın 86/2, 3-a, 106/1-1. maddeleri gereğince cezalandırılması talepli açılan davada; sanığın tehdit suçunu TCK’nın 86/3-a kapsamındaki yaralama suçuyla birlikte işlediği, 5271 sayılı Yasa’nın 253. maddesinin 3. fıkrasına 5918 sayılı Yasa’nın 8. maddesi ile eklenen son cümlesinin yürürlük tarihinin 09.07.2009 olduğu ve bu tarihten önce uzlaşma kapsamında bulunan bir suçun, uzlaşma kapsamında bulunmayan başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde de uzlaşmaya konu olabileceği, ayrıca yaralama suçundan kurulan hükümde takdiren adli para cezasının seçildiğinin belirtilmesine karşın, hapis cezasından hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu, bu nedenle de Dairemizin bozma ilamında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,
Anlaşılmakla yerel mahkemenin direnme kararı yerinde görülmediğinden, 6763 sayılı Kanunun 38. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 10 ve CMK 307/3. maddesi gereğince direnme konusunda karar verilmek üzere dosyanın Yargıta Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 24/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.