YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4226
KARAR NO : 2013/8325
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
Davacı … vek. Av. … ile davalılar 1) … vek. Av. … 2) … Koll. Şti. aralarındaki menfi tespit davası hakkında Kayseri 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 18.09.2012 gün ve 45-26 sayılı hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ancak 18.09.2012 tarihli ek kararla temyiz talebinin süresinde olmadığından davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiş bu karar da davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı şirkete teminat olarak senet verildiğini, senette dava dışı … İnşaat- …’in keşideci, davacı …’nın ise kefil olduğunu, belediyeden olan 80.000,00 TL tutarındaki alacağın davalı şirkete olan borca mahsuben temlik edildiğini, bu tutarın içinde dava konusu senedin de bulunduğunu, davalı şirketin temlikli alacağının tahsilinin gecikmesi üzerine dava konusu senedi takibe koyduğunu ve davacının belediyeden olan alacağına haciz koymak suretiyle senet bedelini tahsil ettiğini, bedelsiz kalan senedin keşideciye iade edildiğini, davalılardan …’in bu senedi eline geçirdiğini ve davacı hakkında takibe geçtiğini, icraya konulmuş olan senedin vadesinden sonra ciro edilmesinin alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, davacıyı zarara uğratmak için … ve …’in muvazaalı hareket ettiğini, ayrıca davacının alacaklı olduğu davalı …’in borçlu olduğu icra takibinde tahsil edilen 6.700,00 TL alacağın davalı …’in davacı aleyhine yaptığı senetli takipten dolayı haczedilerek davalı … tarafından tahsil edildiğini, bu tutarın davacıya ödenmesi gerektiğini belirterek dayanak senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının alacaklı olduğu icra dosyasından haciz ile tahsil edilen 6.700,00 TL’nin istirdadına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan … vekili, davalının bononun yasal hamili olduğunu, davalı tarafın takip konusu bonoyu alacağına karşılık aldığını, bononun daha önceden takibe konmasının ve takipten feragat edilmesinin bononun kambiyo senedi olma vasfını değiştirmeyeceğini, davacının borçlu olmadığını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı … yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre, temliknamede bono ile ilgili düzenleme olmadığı, icra dosyası kapsamında da bononun teminat senedi olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığı, icra dosyasının işlemden kaldırılmasının alacağın tahsil edildiği manasına gelmediği, ciroda tarih olmadığı bu nedenle alacağın temliki hükümlerinin uygulanamayacağı, tanık beyanına dayanılarak davacının kötü niyetli bonoyu iktisap ettiğinin ve bononun teminat bonosu olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının ticari defter ve belgeler ile de teminat senedi iddiasını ispat edemediği, davacının teklifi üzerine davalı … ‘in yemini icra ettiği gerekçesiyle davanın reddine, davalı … lehine tazminata karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesiyle ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiş, işbu ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ek karar davacı vekiline 04/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ek kararın temyiz dilekçesi 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 15/02/2013 tarihinde temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ek kararı temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, 07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.