YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13116
KARAR NO : 2019/16993
KARAR TARİHİ : 04.11.2019
Taklit anahtarla kilit açmak suretiyle hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 143/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 2. Çocuk Mahkemesinin 11/12/2018 tarihli ve 2018/323 esas, 2018/604sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/09/2019 gün ve 1751/2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/09/2019 gün ve 2019/87912 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-Suç tarihi 06/05/2014 olan eylemin, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilmeden önce 5237 sayılı Kanun’un 142/2. maddesi uyarınca 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren anılan değişiklik ile birlikte ceza miktarının alt ve üst sınırının arttırılarak 5 yıl ile 10 yıl arasında hapis cezasının öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca sanık lehine olan suç tarihinde yürürlükte bulunan madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yürürlüğü giren düzenleme uyarınca ve sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde fazla ceza tayininde,
2- Katılanın soruşturma aşamasında, 06/05/2014 tarihinde saat 23.45 sıralarında marketi kapattığını, ertesi gün 07/05/2014 tarihinde saat 07.00 sıralarında markete geldiğinde hırsızlık yapılmış olduğunu anladığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun da suç saatine ilişkin bir kabulünün bulunmaması ve UYAP’tan alınan çizelgeye göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 07/05/2014 tarihinde gece vaktinin saat 04.52’de bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemin işlendiği saatin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, hırsızlık eyleminin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulünün gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezada, 5237 sayılı Kanun’un 143. maddesi gereğince artırım yapılarak fazla ceza tayininde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre katılanın soruşturma aşamasında, 06.05.2014 tarihinde saat 23.45 sıralarında marketi kapattığını, ertesi gün 07.05.2014 tarihinde saat 07.00 sıralarında markete geldiğinde hırsızlık yapılmış olduğunu anladığını beyan etmesi, suça sürüklenen çocuğun da suç saatine ilişkin bir kabulünün bulunmaması ve UYAP’tan alınan çizelgeye göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında 07.05.2014 tarihinde gece vaktinin saat 04.52’de bittiğinin anlaşılması karşısında; eylemin işlendiği saatin kesin olarak bilinmemesi nedeniyle kuşkudan sanık yararlanır ilkesi gereğince, iş yeri dokunulmazlığının ihlali eyleminin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulünün gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 116/4. maddesi ile hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 04/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.