YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23979
KARAR NO : 2019/18226
KARAR TARİHİ : 16.10.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/04/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat… geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 23.12.2005-16.12.2011 tarihleri arasında çalıştığını ve hizmet süresinin ilk 3 yılında uluslararası tır şöförü olarak ve son 2 yıl garaj amiri olarak çalıştığını, aylık ücretinin asgari ücret + harcırah olduğunu, Türkiye’den Avrupa ülkelerine ayda ortalama 1,5-2 sefer yaptığını ve sefer başı 350-400 EURO, İtalya Trieste Avrupa ülkeleri arasında 3-4 sefer yaptığını ve sefer başı 250 EURO ücret aldığını, garaj amiri olarak çalıştığı dönemde 1200 EURO ücret aldığını, ücretinin asgari ücret kısmı banka kanalı ile kalanının elden ödendiğini, davalının aylık ücretleri sürekli geç ve düzensiz ödediğini, belirli bir yakıt limiti vermeye davalının bir çok sefer dönüşü aracın bu kadar yakmayacağını söyleyerek davacının harcırahlarından fazla yakıt sarfiyatı nedeni ile kesintiler yaptığını ve kesintilerin 1800 EURO civarında olduğunu, haftada 7 gün 08.30-18.30 saatleri arasında çalıştığını ve garaj amiri iken 24.00,02.00 saatlerine kadar çalıştığını, davalının hafta tatili ve fazla mesai ücretlerini ödemediğini, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştırılan davacının bu çalışmalarının ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, izin ücretlerinin ödenmediğini, davalının sigorta matrahını eksik göstererek sigorta primlerini eksik ödediğini, davacının son dönemlerde psikolojik baskılara maruz kaldığını ve belirtilen sebeplerle iş aktini haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, sefer ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyeri çalışanı olmadığını, başka bir işyerinde çalışmak için 16.12.2011 tarihinde istifa ettiğini, işten ayrılması için baskı yapılmadığını, davacının 21.11.2011 tarihinde talep ettiği izninin verilmesinden sonra işe dönmediğini ve ihtar gönderilmesinden sonra istifa dilekçesi verdiğini, 30.11.2011 tarihinde noter kanalı ile işe davet edildiğini ve davacının devam etmek istemeyerek işe dönmediğini, kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, ibra ile tüm mesai ücretleri, hafta tatili ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiğini, yıllık ücretli izin alacağı olmadığını, iddia edilen mesai saatlerinin gerçek olmadığını, haftada 45 saat çalışıldığını, milli bayramlar, 1 Mayıs ve 1 Ocak’ta izin kullanıldığını, davalının davacıya sefer başı ücret ödemediğini, yakıt kesintisi iddiasının davacı talepleri ile çeliştiğini, sefer alacağı olmadığını ve olsa dahi zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının tanık beyanlarından davalı işyerinde fazla mesai yaptığı, bayram ve genel tatillerde çalıştığı ve 01.07.2010-16.12.2011 tarihleri arasında başşöför olarak çalıştığı dönemde haftada 7 gün çalıştığının anlaşıldığı ve davalının davacının yaptığı fazla çalışma ücreti ve bayram ve genel tatil çalışma ücreti ile hafta tatili çalışma ücretlerini ödediğini ispat edemediği, ücretinin ödenmemesinin davacı işçi için haklı fesih sebebi olduğu ve bu duruma göre davalı tarafın istifa sureti ile davacının işten kendisinin ayrıldığı savunmasına itibar etmenin yerinde olmadığından davacının iş aktinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde son erdiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği uyuşmazlık konusudur.
Davacı iş sözleşmesini, aylık ücretlerinin sürekli geç ve düzensiz ödenmesi, fazla yakıt sarfiyatı nedeniyle harcırahlarından kesinti yapılması, fazla çalışma karşılıklarının ödenmemesi, yıllık izinlerinin kullandırılıp kendisine ödenmemesi, sigorta matrahının düşük gösterilerek primlerinin eksik ödenmesi ve son dönemlerde de devamlı psikolojik baskılara maruz kalması nedeniyle haklı olarak feshettiğini iddia ederken davalı işveren ise davacının başka bir işyerinde çalışmak için işyerinden istifa ederek ayrıldığını savunmuştur.
Davalı, davacının 21.11.2011 tarihinde izin talep etmesi üzerine izin verildiğini ve daha sonrada işe dönmediğinden devamsızlığına dayalı 30.11.2011 tarihinde noterden ihtarname gönderdiğini, ihtarnamenin tebliğinden sonra işyerine gelerek işe devam etmek istemediğini bildirip istifa ettiğini açıklamış, dosyaya da devamsızlık tutanakları, noterden keşide edilen ihtarname ile davacı tarafça imzalanan 16.12.2011 tarihli istifa dilekçesi, ibraname ile aynı tarihli ve içeriğinde işten ayrılma nedeninin istifa olarak açıklandığı çalışma belgesini sunmuştur.
Davalı tanığı feshe ilişkin savunmayı doğrular iken davacı tanıklarından biri davacının hangi sebeple ayrıldığını kesin bilmediğini, diğeri ise işverenin davacıyı işten çıkardığını beyan etmiştir. Dolayısıyla davacı iddiası tanık anlatımlarıyla da doğrulanmamıştır. Yine dava dilekçesinde feshe ilişkin sunulan belgeler ile ilgili irade fesadı iddiasında bulunulmadığı gibi bu yönde tanık anlatımı da bulunmamaktadır. Kayıtlardaki işten ayrılma tarihi ve nedeni de işveren savunmasını doğrulamaktadır.
Bu durumda, haklı feshe ilişkin davacı iddiası ispatlanamamıştır. Davalı işverenin istifa savunması ise dosya içeriğine göre doğrulanmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Mahkemece haklı nedenle fesih iddiası ispatlanamadığından davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü hatalıdır.
3-Dosya içeriğine göre davacının yıllık ücretli izin alacağının olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Hükme esas alınan raporda dosyaya ibraz edilen izin belgelerine göre davacının izin alacağı bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu tespite belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönünden davacı vekilince yazılı ve sözlü olarak itiraz edilmiş, ancak Mahkemece bu itiraz karşılanmamıştır.
Bu durumda Mahkemece yapılması gereken iş, davacının yurtdışında olduğu tarihler ile izinli olduğu tarihlerin karşılaştırılması, şayet izinli olduğu tarihler ile bu tarihlerin çakıştığının tespiti halinde bu belge/belgelere değer verilmeden sonuca gidilmesinden ibarettir. İzin alacağı talebinin eksik araştırma nedeni ile reddi hatalıdır.
4- Kararda hüküm altına alınan alacakların brüt mü yoksa net mi olduğunun belirtilmemesinin infazda tereddüde mahal verebileceğinin ve 6100 sayılı Kanun’un 297/2 maddesine aykırı olacağının düşünülmemesi de isabetsizdir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.630,00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 16/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.