Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/5500 E. 2019/9861 K. 05.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5500
KARAR NO : 2019/9861
KARAR TARİHİ : 05.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.11.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı … bizzat ve müşterekleri vekili Avukat …, karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalılar aleyhine açılan … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/156 Esas sayılı dosyasında, dava konusu 34, 183, 186 ve 192 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeninin payı oranında tesciline karar verildiğini, tescil kararına rağmen vekil edenlerinin hakkı olan kira bedellerinin vekil edenine ödenmediğini, dava konusu taşınmazın senelerdir davalılar tarafından kullanıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 04.05.2016 havale tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda, 291.252,76 TL üzerinden davasını ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu taşınmazlarda fiili ve rıza-i bir taksimin söz konusu olmadığını, müşterek mülkiyete konu olan taşınmazlarda maliklerden her birinin arazinin tamamı üzerinde hissesi oranında mülkiyet hakkına sahip olduğunu, davacının, davalıların taşınmazı kullanmasına uzun süre ses çıkarmaması halinde taşınmazın muvafakata dayalı olarak kullanıldığının kabulü gerekeceğini, tapu iptal ve tescil davasının açıldığı tarihte muvafakatın sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların kendilerinden başka bir mirasçı daha olduğunu bilmemelerinin hayatın olağan akışına ters olduğu, buna rağmen davacının mirasçı olarak yer almadığı mirasçılık belgesiyle adlarına intikal yaptırmalarının iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği gerekçesi ile, yapılan ödemeler de dikkate alınarak 281,602.76 TL ecrimisilin dosya arasında mevcut … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2014 tarihli ve 2013/607 Esas, 2014/112 Karar sayılı veraset ilamındaki davalıların payları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen ecrimisile taleple bağlı kalınmak suretiyle dava tarihi olan 03/12/2014 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Her ne kadar Mahkemece, 281,602.76 TL ecrimisilin dosya arasında mevcut … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2014 tarihli ve 2013/607 Esas, 2014/112 Karar sayılı veraset ilamındaki davalıların payları oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, davaya konu taşınmaz tarafların adlarına paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğundan, kabulüne karar verilen ecrimisil miktarından davalıların payları oranında sorumlu tutulmaları gerekirken, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, hükmün 1. fıkrasının HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme hükmünün 1 fıkrasındaki ”….davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak ….” ifadelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine “davalıların payları gözetilerek ….” ifadelerinin yazılmasına 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine taraflarca HUMK’un 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.