Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5139 E. 2019/9980 K. 06.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5139
KARAR NO : 2019/9980
KARAR TARİHİ : 06.11.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması Ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 15.05.2009 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 11.07.2013 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 15.05.2009 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadarki 8.349,00 TL bakiye kira alacağının tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlulara 12.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular itiraz dilekçesinde, herhangi bir borçlarının bulunmadığını bildirerek dosyanın tamamına itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, kefilin sorumluluğunun kiranın başlangıcından itibaren 12 ay ile sınırlı olduğu, davalı-kefil …’nın 1.yıl kirası olan 3.068,00 TL asıl alacak ve 828,00 TL işlemiş faize ilişkin itirazının haksız olduğu gerekçesiyle kefil yönünden bu miktar üzerinden itirazının kaldırılmasına, kalan kısma yönelik talebin reddine davalı kiracı … yönünden ise bilirkişi raporuna göre takip tarihine kadar ödenmemiş kira borcunun 6.252,00 TL, faizinin 1.015,92 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar yönünden davalı-kiracının itirazının kaldırılmasına, kalan kısma yönelik talebin reddine, tahliyeye yönelik açılan davada ise borçluların kira borcunu ödemeyerek temerrüde düştükleri anlaşıldığından kiracının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen ilk kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2015 tarih ve ve 2015/5723 E. 2015/8348 K. sayılı ilamı ile; “1-… sözleşme metninden aylık kiranın 400,00 TL olduğu ve artış şartının geçersiz olduğu anlaşıldığına göre davalı kiracının bu yöndeki itirazına değer verilmesi gerekir. Bu durumda Mahkemece, aylık 400,00 TL’den takip konusu edilen aylar yönünden davacı-kiraya verenin ödenmemiş kira alacağı bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sonucuna göre itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 2- Davalı Kefil …’nın itirazlarına gelince, …Sözleşme 15.05.2009 başlangıç tarihli olup 1 yıl sürelidir. Takip ise 11.07.2013 tarihinde yapılmıştır. TBK’nin 601.maddesi uyarınca bir ay içinde kefil hakkında takipte bulunulmadığından, kefilin kefaletten beri olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davalı kefil hakkındaki sözleşme süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde takip yapılmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tanzim edilen raporda “aylık kira 400,00 TL olmakla toplam kira alacağı 13.200,00 TL olup, davalı tarafından yapılan toplam; 15.992,00 TL’lik ödeme sonucunda kira borcu bulunmadığı” bildirildiğinden itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin her iki davalı yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 11.12.2017 tarihli ve 2017/4348 E., 2017/16522 K. sayılı ilamı ile; “… dosya içeriğine uygun olmayan, 15.05.2009 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadar ki kira alacağı toplamı 20.000,00 TL olmasına karşın toplama hatası yapılarak 13.200,00 TL kira alacağı ile 15.992,00 TL kira ödemesi bulunduğu gerekçesi ile faiz hesabı da yapılmayan hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yeniden yapılan yargılama sonunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tanzim edilen bilirkişi raporunda; “… icra dosyasında talep edilebilecek kira alacağının 4.008,00 TL, işlemiş faizinin de 1.104,51 TL olduğu, bu miktarlar üzerinden itirazın kaldırılması gerektiği” yönünde görüş bildirilmesi karşısında; itirazın kaldırılması ve tahliye talebinin her iki davalı yönünden davanın kabulü ile, toplam 5.112,51 TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden itirazın kaldırılmasına, 5.112,51 TL’nin % 20’si oranında tazminatın davalılardan eşit oranda tahsili ile davacıya ödenmesine, taşınmazın şartları oluştuğundan tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına göre temyiz eden davalı kiracı tarafın temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı kefilin temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece verilen ilk kararda davalı kefil yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine Dairemizin 12.10.2015 tarihli ilamı ile, davalı kefil hakkında sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde takip yapılmadığından davalı kefil yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma üzerine verilen kararda Dairemiz bozma ilamına uyularak davalı kefil hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece her iki davalı yönünden davanın reddine dair verilen karar, bu kez davalı tarafça yalnızca davalı kiracı yönünden temyiz edilmiş olup, Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 11.12.2017 tarihli ilam ile karar, yalnızca davalı kiracı yönünden ikinci kez bozulmuştur. Bu durumda davalı kefil hakkındaki davada, davanın reddine dair verilen mahkeme ilamı kesinleşmiştir. Buna göre Mahkemece “Davacı tarafın itirazın kaldırılması talebinin kabulü ile Ankara 24. İcra Müdürlüğünün 2013/10085 Esas sayılı takip dosyasında toplam 5.112,51 TL asıl alacak ve işlemiş faizi yönünden itirazın kaldırılmasına” şeklinde hüküm kurulmakla, yalnızca davalı kiracı yönünden itirazın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, yalnızca davalı kiracı yönünden itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ise de, davalı kiracı yanında davalı kefilin de icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir. Ancak bu yanlışlığın maddi hataya ilişkin olduğu ve bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşılmakla, hüküm fıkrasından 2, 4, 5 ve 6. bentlerde yer verilen “davalılardan” ibaresi çıkartılarak yerine “davalı kiracı” ibaresi eklenmek suretiyle, hükmün HMK’nin 370/2.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı kiracının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı kefilin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden kabulü ile, hüküm fıkrasından 2, 4, 5 ve 6 nolu bentlerde yer alan “davalılardan” ibaresinin çıkartılarak, yerine “davalı kiracı” ibaresinin eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06/11/2019 tarihinde oy biriliğiyle karar verildi.