Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/16206 E. 2019/9999 K. 06.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16206
KARAR NO : 2019/9999
KARAR TARİHİ : 06.11.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili, vekil edeninin kardeşine ait şirkete çeşitli zamanlarda maddi destek sağlamak için borç verdiklerini, borcun ödenmemesi üzerine mahcuzların alacağına karşılık satın alındığını belirterek, davanın kabülünü talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı alacaklı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haczin borçlu şirketin faaliyet alanında yapıldığı, borçlu şirketin yetkili müdürünün davacının kardeşi olduğu, üçüncü kişinin satın alındığını iddia ettiği mahcuzların borçlunun faaliyet alanına ilişkin olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve birleşen dava, üçüncü kişinin İİK.’nin 96 vd. Maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifenin (III) kısmının ikinci bendinin (a) fıkrası uyarınca davanın reddi halinde maktu harç alınacağı belirtilmektedir. Aynı yasanın 31. maddesi gereğince de “Peşin alınan karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gerekenden fazla olduğu anlaşılırsa fazlalık istek üzerine geri verilir.”
Somut olayda, Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde “Asıl dava yönünden; alınması gereken 4.782,00 TL harçtan peşin alınan 1.195,43 TL harcın mahsubu ile, bakiye 3.586,27 TL harcın, davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” Birleşen dava yönünden; alınması gereken 375,70 TL harçtan peşin alınan 93,93 TL harcın mahsubu ile, bakiye 281,77 TL harcın, davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” şeklinde nispi harca hükmedilmiştir. Davalar reddedildiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereği 27.70 TL maktu karar harcının davacıdan tahsili gerekir. Bu sebeple, davacı dava açarken asıl davada toplam 1.212,33 TL, birleşen davada toplam 110,83 TL harç yatırdığından maktu karar harcı olan 27.70 TL harcın mahsubu ile asıl davada 1.184,63 TL, birleşen davada 83,13 TL harcın davacıya iadesi gerekirken yazılı şekilde harca hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu hususların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nin ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulüne Yerel Mahkeme hüküm fıkrasının 3. bendinin kaldırılarak yerine 3 nolu hüküm fıkrası olarak, “ Asıl dava yönünden; alınması gerekli 27.70 TL harcın peşin alınan 1.212,33 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.184,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının 4. nolu bendinin kaldırılarak, yerine 4 nolu hüküm fıkrası olarak, “ Birleşen dava yönünden; alınması gerekli 27.70 TL harcın peşin alınan 110,83 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 83,13 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi