YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9706
KARAR NO : 2011/12802
KARAR TARİHİ : 26.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.12.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali kıyı olarak terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı Hazine, davalıya ait 142 ada 141 parsel sayılı taşınmazın 32,38 m2 lik kısmının idarece tespit edilen kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını ileri sürerek bu kısma ilişkin tapu kaydının iptalini, müdahalenin menini ve muhdesatların kal’ini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur..
Mahkemece mahallinde keşif yapılmış, uzman bilirkişiler tarafından saptanan kıyı kenar çizgisinin idare tarafından belirlenen çizgi ile uyumlu olduğu sonucuna varılarak ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan 32,38 m2 yerin iptaline karar verilmiştir. Bu hüküm davalının temyizi üzerine Dairemizce; “5841 sayılı kanunun 2.maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına yapılan ekleme ve yine aynı kanunun 3.maddesi ile 3402 sayılı kanuna eklenen geçici 10. maddesi gereğince kadastro tesbitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanununun değişik 12.maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddi gerekir”gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkeme bozmaya uymuş ve davanın reddine karar vermiştir.
Bu kez hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
5841 sayılı Kanunun 2.maddesi ile;3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına eklenen “Bu hüküm,iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” cümlesinde yer alan “iddia ve taşınmazın niteliğine” ibaresi ve 3.madde ile 3402 sayılı kanuna eklenen “Geçici 10.madde” Anayasa Mahkemesinin 12.5.2011 günlü ve E.2009/31, K.2011/77 sayılı kararı ile iptal edildiğinden Hazinenin açtığı tapu iptali davasının esastan incelenerek karar verilmesi gerekir. Çünkü yasada yapılan bu değişiklikten ötürü yapılan iptal işlemi ile Hazinenin öne sürdüğü bu tür iddia on yıllık hak düşürücü sürenin dışında bırakılmştır. Ayrıca mahkemenin Dairemizin bozma kararına uyarak işlem yapmış olması karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak meydana getirmez.
Hal böyle olunca, Anayasa Mahkemesinin yukarıda belirtilen iptal kararı göz önüne alınarak dava konusu parsel bakımından çekişmenin esasının incelenmesi gerekir iken reddi doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 6.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.