YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13050
KARAR NO : 2019/21807
KARAR TARİHİ : 09.12.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait … Sürücü Kursu isimli iş yerinde 01.10.1997 tarihinde işe başladığını, kesintisiz olarak usta direksiyon öğretmeni olarak görev yaptığını, görevine ilişkin Milli Eğitim Müdürlüğü’nden sertifikası bulunduğunu, davalıya ait işyerinde çalışmaya başlamış bulunduğu dönem içerisinde fazla mesai yaptığı günlere ilişkin olarak hiçbir ücret ödemesinin yapılmadığını, davalı işyerinde hafta içi 5 gün mesaiye sabah saat 08:00 de başladığını ve akşam saat 18:00’e kadar çalıştığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, çalışmış bulunduğu son bir yıla ilişkin aylık ücretlerinin ödenmediğini, pazar günleri resmi olarak gerçekleştirilen direksiyon sınavları nedeni ile çalışmak durumunda bırakıldığını, en son olarak davalıya …. Noterliğinden çekmiş olduğu 08.01.2014 tarih ve 006632 yevmiye numaralı ihtarname ile iş akdini 26.12.2013 tarihi itibariyle haklı nedenle feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdini İş Kanunu’nun 24. maddesine göre haklı nedenle 26.12.2013 tarihinde feshettiğini ve bunu Mersin 4. Noterliğinin 00632 yevmiye ve 08.01.2014 tarihli ihtarnamesi ile bildirdiğini, yani davacının iş akdini feshettiğini işi bıraktıktan 13 gün sonra çektiği ihtarname ile bildirdiğini, dolayısıyla davacının ihbar sürelerine uymadığını, 07.01.2013 tarihinde davacının çalışma izin süresinin 31.01.2014 tarihine kadar uzatıldığını, çalışma süresinin haftalık 40 saat olduğunu, hafta sonları çalışmasının bulunmadığını, fazla mesai yaptırılmadığını, hafta sonları yapılan sınavların hiçbirinde davacının görev almadığını, çalıştığı dönemlere ilişkin tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının hafta içi 5 gün mesaiye sabah saat 08.00’de başladığını ve akşam saat 18.00’e kadar çalıştığını, pazar günleri resmi olarak gerçekleştirilen direksiyon sınavları nedeni ile çalışmak durumunda bırakıldığını iddia etmiştir.
Davacı hafta içi 5 gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını iddia ettiğinden günlük 1 saat ara dinlenmesinin düşülmesiyle hafta içi çalışma süresinin 45 saat olduğu ve sadece 6 gün çalışma yaptığı pazar günü için fazla mesai ücreti talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda, dosyada 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait davacının işe giriş-çıkış saatlerini gösterir davacı ve işyeri müdürü imzalı mesai çizelgelerinin olduğu ve bu çizelgelere itibarla davacının hafta içi saat 18.00’den sonraki çalışmaları ile hafta sonu çalışmaları üzerinden fazla mesai hesabı yapıldığı belirtilmiştir.
Öncelikle dosya içerisinde raporda bahsedilen mesai çizelgelerine ilişkin klasörler bulunmamakta olup, bu çizelgeler varsa bile davacının talebiyle bağlı kalınarak sadece pazar çalışması yönünden hesaplama yapılması gerekirken, HMK’nın 26. maddesine aykırı şekilde talep aşılarak yapılan hesaba itibarla karar verilmesi isabetsizdir.
3-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücret alacağının net 8.471,12 TL hesaplanmasına rağmen sebebi anlaşılamayan bir şekilde 4.668,75 TL’ye hükmedilmesi hatalıdır.
4-Mahkemece davaya konu alacaklara ilişkin olarak hükümde belirtilmesede net rakamlara hükmedildiğinden hükmün ilk 4 bendindeki “yasal kesintilerin infazda değerlendirilmesine” şeklindeki ifade yazılmamalıdır.
5-Ücret alacağı yönünden hükmedilen miktarın net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüte yol açacağının düşünülmemesi de isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 09/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.