Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/13008 E. 2019/21815 K. 09.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13008
KARAR NO : 2019/21815
KARAR TARİHİ : 09.12.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılında T.C. …Büyükşehir Belediyesinde çalışmaya başladığını, 07/03/2008 tarihinde Hizmet-İş Sendikasına üye olduğunu, 01/03/2007-14/03/2009, 15/03/2009-14/03/2011 tarihleri arasında yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmelerinin 3/3. maddesinde büro elamanlarının kapsam dışı bırakılması nedeniyle hak ve alacaklardan mahrum bırakıldığını, ancak bu hükmün iş yerinde genel olarak uygulanmadığını, fiilen büro işçisi olduğu halde Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden faydalandırılan çok sayıda büro personeli olduğunu, davalının eşit durumdaki işçilere farklı muamele yaptığını, 15/03/2011-14/03/2013 tarihleri arasını kapsayan Toplu İş Sözleşmesinde büro elamanlarının kapsam dışı olduğuna ilişkin hükmün kaldırıldığını, davalının eşit davranma ve ayrım yapmama kuralına aykırı davrandığını, 2011 yılı Mart ayı sonrası döneme ait taban ücret ve ücret zammı alacağı ile ücret zammı alacağına bağlı olarak alacaklarının eksik ödendiğini, eşi çalışmadığı halde aile yardımı ödenmendiğini, 02/09/2010 tarihinden sonra doğan ücret zammı ve fark alacakları ile buna bağlı ortaya çıkan alacakların kendisine ödenmediğini ileri sürerek ücret zammı ve farkı, giyim yardımı, aile yardımı ve eşit davranmama tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkeme kararları gereğince davacıya 01/04/2008 tarihinden itibaren 14/09/2012 tarihine kadar olan dönemler itibariyle yevmiye artışları yapılarak doğan farkların 14/10/2012 tarihli ücret bordrosunda gösterilerek ödendiğini, bu tarihten sonraki yevmiye artışlarının da bunun üzerinden devam ettirildiğinden fark doğmayacağını, giyim yardımının 01/04/2008-14/03/2011 tarihleri arasındaki dönem için mahkeme kararı ile ödendiğini, bu tarihten sonra da birleştirilmiş sosyal yardım kaleminde ödendiğini, davacıya aile yardımı da yapılmakta olduğunu, öncesinde davacının kapsam dışı sayılmasının yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi gereği olduğunu, devamında Toplu İş Sözleşmesi gereği sözleşme maddelerinin tamamından faydalandırıldığını, eşit davranma ilkesine aykırı davranılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi dava dilekçesinde 2011 yılı Mart ayına kadar Toplu İş Sözleşmesinden yararlanmadığından söz ederek açıklanan tarih sonrası döneme ait ücret farkı ve eksik ödenen ücrete bağlı diğer alacakların tahsilini talep etmiş ayrıca 02.09.2010 tarihinden itibaren ücret zammı ile buna bağlı fark alacaklarının tahsilini istediğini belirtmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 02.09.2010 tarihinden sonrası için ücret farkı ve diğer işçilik alacakları hesaplanmıştır.
Davacı işçinin temyize konu bu dava öncesinde işverene karşı iki kez dava açtığı ve her iki kararın da kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bir önceki dava dilekçesinde 15.03.2011 tarihine kadar ücretin eksik ödenmesine bağlı olarak ücret farkı ve diğer alacaklar talep edilmiş, Bursa 1. İş Mahkemesi’nin 2012/44 E., 2012/793 K. sayılı kararı ile istek konusu alacaklara dair hüküm kurulmuştır.
Temyize konu davada hesaplamanın 02.09.2010 tarihinden sonrası için yapıldığı anlaşılmakla bir önceki davada talep edilen ve hüküm altına alınan alacaklarla mükerrer yararlanmaya yol açacak şekilde hüküm kurulduğu izlenimi edinilmektedir.
UYAP’ta yer alan döküman evrakında önceki dosyaya ait bilirkişi raporuna ulaşma imkanı olmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken; önceki dosya tüm ekleriyle beraber getirtilerek istek konusu dönemlerin çakışıp çakışmadığının belirlenmesi ve taleple bağlılık ile mükerrer yararlanmaya yol açmayacak şekilde hüküm kurulmasıdır.
3-Mahkemece, davacının talep ettiği Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan alacakları hüküm altına alınmış ve “ödenmesi gereken her ayın 14’ünden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faiziyle birlikte davalıdan tahsiline” şeklinde karar verilmiş ise de, bu şekilde kurulan hükmün infazı mümkün değildir. Her bir alacak kaleminde birden çok aya ilişkin alacaklar toplu olarak hüküm altına alınmıştır. Mahkemece yapılacak iş, her bir alacak kaleminde hangi ay için kaç Türk Lirası’na hükmedildiği ayrı ayrı belirtilerek, her bir ay için faiz başlangıç tarihinin de ayrı ayrı gösterilmesidir. Kurulan hüküm mevcut haliyle HMK’nın 297/2 maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacak niteliktedir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 09.12.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.