Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2012/3668 E. 2012/6970 K. 09.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3668
KARAR NO : 2012/6970
KARAR TARİHİ : 09.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak-Tahliye

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak-tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece tahliye isteminin kısmen kabulü ile davalının 13 adet taşınmazdan tahliyesine ve kira alacağının kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafında temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.11.1990 başlangıç tarihli kira sözleşmesi gereğince 22 adet taşınmazda kiracı olduğunu, 2004-2010 yılları kira parasını ödemediği için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin 14.5.2008 tarihinde tebliğ edildiğini, kira borcunun ödenmemesi nedeniyle temerrüdün gerçekleştiğini ileri sürerek, davalının temerrüt nedeniyle tahliyesine ve fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 7.000 TL kira alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, daha az sayıda taşınmazda kiracı olduğunu, alacak isteminin zamanaşımına uğradığını, kira parası miktarının açık olmadığını ve kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.11.1990 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunu’nun 270. maddesinde açıklanan hasılat kirası olduğu tartışmasızdır. Sözleşmenin Borçlar Kanunu’nun 287.maddesi uyarınca, sükut ile yıldan yıla yenilenerek taraflar arasında süregeldiği anlaşılmıştır. Davacının 9.5.2008 tarihinde başlattığı icra takibi üzerine düzenlenen, 2004-2008 yıllarına ait toplam 54.000 TL kira bedelinin ödenmesini içeren ödeme emri davalıya 14.5.2008 tarihinde tebliğ edilmiş olup, dava 11.6.2010 tarihinde açılmıştır.
Borçlar Kanunu’nun 288.maddesine dayanılarak, temerrüt nedeniyle açılan tahliye davalarında yasal içerikli olarak düzenlenen ihtarnamenin veya ihtarname yerine geçen ödeme emrinin tebliğinden itibaren 60 günlük ödeme süresi içerisinde istenen yıllara ilişkin kira parasının ödenmemesiyle temerrüt olgusu gerçekleşir ve ihtarda veya ödeme emrinde ödeme için verilen 60 günlük sürenin geçmesiyle dava hakkı doğar. Yasada bu tür davalar herhangi bir süreye tabi tutulmamış ise de, bu hakkı elde eden kiralayanın bu hakkını uzun süre kullanmaması 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2.maddesinde anlamını bulan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz.
Davacı, ödeme emrini davalıya, 14.5.2008 tarihinde tebliğ ettirmiş olup, davayı akdi ilişki yenilendikten ve temerrüde ilişkin dönem geçrildikten uzun süre sonra 11.6.2010 tarihinde açmıştır. Açıklanan bu durum karşısında davacının dürüstlük kuralına uygun davrandığı kabul edilemez. Bu nedenle tahliye isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, kiracı kira sözleşmesine uygun bir şekilde kira parasını ödemekle yükümlüdür. Davacı kira parasının 2004-2010 yılları arasında sözleşmede belirlenen miktardan daha yüksek olarak belirlendiğini iddia etmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğundan, davalının bu iddiaya karşı beyanları alınarak, karşı çıkması durumunda, taraflar arasında kira parası miktarı çekişmeli olacağından, kira parasının miktarına ilişkin olarak taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek, istenilen dönemle ilgili alacak miktarının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile ecrimisil hesabına göre oluşturulan bilirkişi raporu esas alınarak alacağa hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.