Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/17702 E. 2019/10364 K. 14.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17702
KARAR NO : 2019/10364
KARAR TARİHİ : 14.11.2019

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı üçüncü kişiler vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, davaya konu 23.12.2014 tarihli hacizde davalı üçüncü kişi …’ın mahcuz makineleri …’tan kiraladığını iddia ederek istihkak iddiasında bulunması üzerine İcra Müdürlüğünce İİK’nin 99. maddesine göre işlem yapılması yönünde karar verildiğini, iş bu kararın haksız olması nedeniyle kaldırılarak haczin İİK’nin 97. maddesi hükmüne göre yapılmış sayılmasına karar verilmesini, aksi halde davanın istihkak iddiasının reddi davası olarak değerlendirilip davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi … vekili, dava konusu makinenin borçlu …’ın işyerini kapatıp taşıması sonrasında vekil edeni tarafından diğer davalı üçüncü kişi …’tan kiralandığını açılan davanın haksız olduğunu, bu nedenlerle reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı üçüncü kişi …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, vergi levhasına göre borçlunun hacizden kısa bir süre önce haciz adresini terk ettiği, borçlu ve davalı …’ın kardeş oldukları, davalı üçüncü kişinin noter vasıtasıyla yapılmış kira sözleşmesi çerçevesinde menkulleri kullandığı ancak borçlu ile aralarındaki organik bağlantı ve muvazaalı işlemler nedeniyle söz konusu belgelerin alacaklıya karşı ileri sürülecek belgelerden olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı … ile davalı … vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, İİK’nin 99.maddesine dayalı alacaklının istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
İcra dosyası kapsamına göre; davaya konu 23/12/2014 tarihli hacizde hazır bulunan üçüncü kişi … iş yerinin önceden kardeşi olan borçlu tarafından kiralandığını, 03.11.2014 tarihinden itibaren işyeri ve içindeki taşınırların şahsına kiralandığını beyan ederek istihkak iddiasında bulunmuş; diğer davalı üçüncü kişi … vekili icra dosyasına sunduğu 25.12.2014 tarihli dilekçesi ile haczedilen ve seri numaraları yazılı 2 adet tajima marka nakış makinesinin mülkiyetinin vekil edenine ait olduğunu, iş bu makinelerin noter sözleşmesi ile diğer davalı … Bayram’a kiraya verildiğini, borçlunun borcundan dolayı iş bu makinelerin haczedilmesinin haksız olduğunu belirterek İİK’nin 99. maddesi hükmü uyarınca alacaklıya dava açılmak üzere süre verilmesini talep etmiş; İcra Müdürlüğününün 29.12.2014 tarihli kararı ile alacaklıya dava açmak üzere 7 gün süre verilmesi üzerine eldeki dava süresi içinde … ve … davalı gösterilmek suretiyle alacaklı vekili tarafından açılmıştır.
İİK’nin 96/1. maddesinde, üçüncü kişinin haczedilen mal ve hak üzerinde mülkiyet veya rehin hakkına dayanarak istihkak davası açabileceği öngörülmüştür. Gerek doktrinde ve gerekse Yargıtay uygulamasında “mülkiyet ve rehin hakları” sözcüklerinin sınırlandırıcı anlam taşımadığı, ayrıca sınırlı ayni haklara, tapuya şerh verilmiş kişisel haklara, hapis hakkına, mülkiyeti muhafaza sözleşmesine, intifa hakkına dayanarak da istihkak davası açılabileceği kabul edilmektedir. Aynı Yasa’nın 99. maddesinde ise, haczedilen şey borçlunun elinde olmayıpta üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü bir şahıs nezdinde bulunursa icra müdürünün o şahıs aleyhine icra mahkemesine müracaat için alacaklıya yedi gün mühlet vereceği düzenlenmiştir.
Davalı üçüncü kişi … gerek davaya konu haciz sırasında gerekse de yargılama safahatındaki beyanlarında hacze konu makineleri kiraladığını beyan etmiştir. O halde Mahkemece, davalı …’ın mülkiyete dayalı istihkak iddiasında bulunmadığı kiracılık sıfatına dayalı istihkak iddiasının ise geçerli olmadığı nazara alınarak davalı … yönünden pasif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken esastan reddine karar verilmesi; diğer davalı …’ın hacizden itibaren 7 gün içinde icra dosyasına sunduğu dilekçeyle mülkiyet hakkına dayanarak istihkak iddiasında bulunduğu gözetilmeksizin bu davalı yönünden olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı üçüncü kişi … ile diğer davalı üçüncü kişi … vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı kabulü ile hükmün İİK’nin 366. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi