Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5443 E. 2012/1277 K. 07.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5443
KARAR NO : 2012/1277
KARAR TARİHİ : 07.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili ve davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi  … köyü 2224 ada 8  sayılı parselin orman ile ilgisi  olmadığı halde, tapu kaydının beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalmaktadır”, “Bu parselin oluşumundaki ihdas işlemi imar kanununun 18. maddesine aykırıdır” ve “Bu parselin oluşumundaki ihdas işlemi Tapu Kanununun 21. maddesine aykırıdır” şeklinde şerh konulduğunu, yasal dayanağı bulunmayan bu şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece … Belediyesi aleyhine açılan davanın davalı sıfatı bulunmadığından reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, çekişmeli … köyü 2224 ada 8 sayıı parselin tapu kaydının beyanlar hanesi 31.01.2006 gün ve 1468 yevmiye ile konulan 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınrıları dışına çıkarılan sahada kalmaktadır şeklindeki şerhin silinmesine diğer şerhlere ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğüne vekaleten Hazine vekili ve davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
  Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu kaydındaki 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, İmar Yasasının bazı maddelerine aykırı olarak ihdas işleminin yapıldığı yönündeki şerhin silinmesine ilişkindir.
 Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek  kesinleşen 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988  yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde  ilan edilerek kesinleşen  aplikasyon ve 3302 sayılı Yasa ile değişik  2/B uygulaması 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, … köyü (mahallesi) sınırları içindeki Lara Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve TRT kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması  vardır.
“Beyanlar” başlıklı Türk Medeni Kanununun 1012 madde hükmü “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır” şeklindedir. Yasanın sözü edilen bu hükmü uyarınca genellikle tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda umulan hukuki ilişki ve fiili durum şeklinde tarif edilen her beyanın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterebilme olanağı yoktur. Başka bir anlatımla,  tapu kütüğünün beyanlar hanesine “beyanda” bulunulabilmesi için ya Medeni Kanunda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekir.
Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi hükmünce de kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar yazılabilir. Ne var ki; yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü genelgeleriyle açıklayıcı olmak koşuluyla örneğin; bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar gibi belirtmelerde tapunun beyanlar sütununa işaretlenebilir.
Somut olayda da; çekişmeli parselin   beyanlar hanesine işlenen 31.01.2006 gün ve 1468 yevmiye ile “BU PARSELİN OLUŞUMUNDAKİ İHDAS İŞLEMİ İMAR KANUNUNUN 18. MADDESİNE AYKIRIDIR” ve 31.01.2006 gün ve 1468 yevmiye ile “BU PARSELİN OLUŞUMUNDAKİ İHDAS İŞLEMİ TAPU KANUNUNUN 21. MADDESİNE AYKIRIDIR” şeklindeki belirtmeler  Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün yazısı üzerine işaretlendiğinden, belirtmenin yasal olmayan bir yolla kayda işlendiğini söyleme olanağı bulunmadığından, davacı gerçek kişinin bu şerhlerin silinmesine ilişkin isteminin reddine karar verilmesinde, davalı sıfatı bulunmayan … Belediyesi aleyhine açılan davanın, adı geçen belediyenin davalı sıfatı bulunmadığından, aleyhine açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesinde  isabetsizlik yoktur.
2)   Çekişmeli parselin  tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan  “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyaranıca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığından bu imar uygulamasındaki sorunun plan tadilatı veya imar uygulaması yolula ya da hükmen çözümleninceye kadar bu taşınmaza yönelik tedavül talepleri karşılanmayacaktır.” şeklindeki  şerh dava konusu edilmeyip bu belirtme ile ilgili hüküm kurulmaması yerindedir. Kaldı ki; davacı tarafın bu şerhle ilgili temyizi de yoktur.
3)   Kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşifler sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları  dışında bırakıldığı sonraki işlemlerde durumlarının değişmediği,  bu nedenle,  çekişmeli parsellerin tapu kayıtlarının   beyanlar  hanesinde yolsuz olarak konulan ve yasal dayanağının olmadığı belirlenen “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına”  ilişkin şerhlerin silinmesine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentde açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişinin ve ikinci bentde açıklanan nedenlerle de davalı Hazine ve Tapu Sicil Müdürlüğünün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 07/02/2012 günü oybirliği ile karar verildi.