YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1012
KARAR NO : 2011/5848
KARAR TARİHİ : 14.11.2011
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali, Tescil ve Katılma Alacağı
…ile … ve … aralarındaki tapu iptali, tescil ve katılma alacağı davasının kabulüne dair … Aile Mahkemesinden verilen 17.06.2010 gün ve 553/496 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1988 yılında evlendiklerini, evlilik birliği içerisinde alınarak davalı koca adına tescil edilen 2363 ada 23 parsel üzerindeki 2 nolu taşınmazın değerinin altında gösterilmek suretiyle muvazaalı olarak kız kardeşinin eşine devredildiğini açıklayarak, muvazaalı satışın iptali ile davalı koca adına tapuya tesciline ve taşınmaz üzerindeki katılma alacağının belirlenerek davalı kocadan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne 2363 ada 23 parsel üzerindeki 2 nolu bağımsız bölüme ilişkin 30.05.2007 tarihli satışın iptaline, davalı … üzerindeki tapu kaydının iptaliyle davalı eş … adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz, 12.05.2006 tarihinde satış yoluyla davalı … adına tescil edilmiş, 30.05.2007 tarihinde satış yoluyla davalı …’e devredilmiştir.
Dava; muvazaa nedenine dayalı tasarrufun iptaliyle davalı eş adına tapuya tescili ile taşınmaz üzerindeki katılma alacağına ilişkin olup, mahkemece katılma alacağına ilişkin dava dosyası tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilmiş ve yargılamaya muvazaa iddiası yönünden devam olunmuş, yazılı şekilde karar verilmiştir. Davacı vekili, taraflar arasındaki boşanma davası devam ederken, davalı kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı muvazaalı olarak diğer davalıya devrettiğini ileri sürerek istekte bulunmuştur. İddianın ileri sürülüş biçimine göre, davanın yasal dayanağının Borçlar Kanununun 18.maddesi olduğu anlaşılmakta olup katılma alacağına ilişkin dava dosyası ayrılarak başka esas üzerinden yürütülmüştür. Muvazaa nedeniyle açılmış bulunan eldeki davada davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup davacının katılma alacağının tahsilini sağlamak bakımından eldeki davayı açmakta hukuksal yararı bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri, HUMK. nun 1 vd. maddeleri uyarınca dava değerine göre genel mahkemeler olup Aile Mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır. Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her safhasında ileri sürülebileceği gibi, kendiliğinden de göz önünde tutulması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden davanın reddine karar verilmek suretiyle dosyanın yetkili ve görevli Asliye Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.