YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10994
KARAR NO : 2013/13396
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Gökçeler Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 130 ada 36 parsel sayılı 4512,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının … tarafından dikilmiş olup halen kendisine ait olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, üzerindeki fındık bahçesinin 420/5040 pay davacının, 4620/5040 pay davalının kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, mirasçılar arasında usulünce yapılmış bir miras paylaşımı olmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Yargılama sırasında davalı da taşınmazın muristen kaldığını ancak paylaşma ile kendisine isabet ettiğini belirtmiştir. Ne var ki, tanık ve bilirkişilerin paylaşmaya ilişkin beyanları arasındaki çelişkiler giderilmemiş olduğu gibi, tespitte belirlenen fiili kullanım durumuna aykırı sonuca ulaşıldığı halde tanık ve tespit bilirkişilerinin tümü dinlenilmemiş; dinlenen tespit bilirkişisinin ise usule aykırı şekilde duruşmada dinlenmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile tespit bilirkişilerinin tümünün katılımı ile yeniden keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, tespit tarihi itibari ile kimin ne zamandan beri ne şekilde ve hangi sıfatla zilyet olduğu ayrıntılı şekilde sorulup, ilk zilyedin tarafların ortak miras bırakanı olduğunun anlaşılması halinde kök murisin terekesinin tüm mirasçılarının katılımı ile usulüne uygun taksim edilip edilmediği, muristen kalan taşınmazların ve bu arada dava konusu taşınmazın ve varsa bu taşınmaz dışında kalan 2/B kapsamında kalan başka taşınmazlarla ilgili kullanım hakkının paylaşıma tabii tutulup tutulmadığı, paylaşma varsa her bir mirasçıya miras payına karşılık ne verildiği, taksim dışı kalan yerler olup olmadığı ve ne sebeple taksim dışı bırakıldığı, mirasçılar arasında pay satışı olup olmadığı, hususlarında maddi olgulara dayalı ayrıntılı beyanlar alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılarak giderilmeli, beyanların tespit tutanağı içeriği ile çelişmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatı ile dinlenilerek çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, her bir mirasçıya verilen parsellerin tutanakları getirtilip incelenerek bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, ondan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.