Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/9478 E. 2013/22463 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9478
KARAR NO : 2013/22463
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.02.2013 tarih ve 2011/248-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından T.İş Bankası hesabından dava dışı lehtar ÇPS Plastik San.A.Ş.’ye keşide edilen 25.000,00 TL bedelli çekin EFT işlemi ile davalı bankaya ödenmesine rağmen karşılıksız şerhi alınan çek nedeniyle davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ayrıca müvekkili temsilcisi aleyhine karşılıksız çek keşide ettiği iddiasıyla ceza davası açıldığını, takibin iptali istemli olarak İcra Hukuk Mahkemesi’nde açtıkları davada davalının takibinin sehven açıldığı yönünde beyanda bulunduğunu, sulh ceza mahkemesindeki soruşturmadan vazgeçtiğini, ancak bankanın ağır kusurlu davranışları nedeniyle müvekkilinin manevi kişiliğinin zarar gördüğünü ileri sürerek 20.000,00 TL manevi tazminatın icrai takibat tarihi olan 31.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankası’nın kısa vadeli krediler için öngördüğü en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çek bedelini EFT yoluyla gönderdiğini, ilgili çekin takas merkezinden iade alındığını,ancak müvekkil müşterisi ÇMYS Madeni Yağlar’ın bu dönemde bir kısım çeklerinin arkasının yazılması ve asliye ticaret mahkemesinde iflasın ertelenmesi için dava açması ve mahkemeden bu doğrultudaki kararların şubeye tebliği edilmiş olmasının verdiği psikolojiyle başka çekler ile birlikte dava konusu çekin arkasına da sehven karşılıksız kaşesi vurularak icra takibi ve cezai soruşturmaya başlandığını, ancak çek bedelinin vadesinde tahsil edilmiş olduğu anlaşılınca icra takibi ve cezai soruşturmadan feragat edildiğini, müvekkilinin kastı ve kötüniyeti olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya zarar veren eylemin tacir olan ve aynı zamanda güven kurumu olan özel yasalarla kurulan bankanın kusurlu hareketi sonucu meydana geldiği, davacının itibarının zedelendiği, gerek Merkez Bankası gerekse diğer bankalar ve iş yaptığı kişiler yönünden kredibilitesini etkileyerek ticari güvenilirliğini sarstığı, davacının dosyada mevcut bilançosuna göre ekonomik durumu ve davalı tarafın bir banka olması nedeniyle ekonomik gücü birlikte değerlendirildiğinde davacının talep ettiği miktarın zenginleştirme veya davalıyı fakirleştirme etkisi olmayacağı,hakkında icra takiplerine girişilmiş olması nedeniyle uğradığı zarar derecesine göre talep edilen miktarın kabul edilebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.024,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.