Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/17189 E. 2013/22472 K. 10.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17189
KARAR NO : 2013/22472
KARAR TARİHİ : 10.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.04.2013 tarih ve 2013/31-2013/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilinin toplam değeri 5.750,00 TL olan bonolar kapsamında alacaklı bulunduğunu, borçlunun kaçma hazırlığı içinde olduğunu belirterek 7 adet bono sebebiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan incelemede, ihtiyati haciz talebinin konusu itibariyle basit yargılama usulüne tabi işlerden olduğu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu yönünde açık düzenleme bulunmadığı, bu durumda basit yargılama usulüne tabi olan işler (ihtiyati haciz) yönünden genel görevli mahkeme olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gerekçesiyle HMK 114/1-c ve 115/1-2 maddeleri gereğince talebin dava şartı noksanlığı nedeni ile usülden reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, kambiyo senedine davayı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olup, görev yönünden açık bir düzenleme bulunmayıp, sadece İİK’nın 258. maddesinde genel olarak mahkemeden söz edildiğinden HMK’nın göreve ilişkin kurallarına göre sonuca varılacaktır. HMK’nın 316. maddesine göre, basit yargılama usulü sadece ve münhasıran Sulh Hukuk Mahkemesinde değil Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin de görev alanına giren pek çok dava ve iş bakımından da uygulanan bir yargılama usulüdür. Talep tarihi itibari ile, HMK’nın 4. maddesindeki istisnalar dışında alacağın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemeleri görevli olup, yazılı gerekçe ile talep ile ilgili olarak görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.