YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12164
KARAR NO : 2013/12871
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Durmuşlar Köyü 184 ada 10 parsel sayılı 2834,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının 2005 yılından beri … oğlu … kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka dayanarak tüm mirasçılar adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline, çekişmeli taşınmaz üzerindeki fındık ağaçlarının davalının kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın vefat edene kadar tarafların murisi … ile …’nin eşi ve davalının annesi … tarafından kullanıldığı, ortak murisin vefatından sonra ise davalının annesi … ve daha sonra da davalı tarafından kullanıldığı, ortak muris …’nin davacı olan çocuklarının murisin yanından muris vefat etmeden önce ayrıldıkları ve bu tarihten itibaren zilyetliklerinin bulunmadığı ve çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışına çıkarıldığı tarih itibariyle miras bırakan …’nin mirasçılarına intikal edebilecek nitelikte zilyetlik hakkının oluşmadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın murisin sağlığında kullanılmaya başlandığı, murisin ölümü ile kullanımın davalı ve annesi tarafından sürdürüldüğü, mirasçılar arasında kullanıma ilişkin bir paylaşma yapıldığının kanıtlanamadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalı tarafından sürdürülen fiili kullanımın mirasçı sıfatıyla olduğunun kabulü gerekir. Taşınmazın mülkiyeti dava konusu olmadığına göre zilyetliğin başladığı tarihin sonuca etkili olmayacağı açıktır. O halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.