YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8941
KARAR NO : 2013/22473
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.11.2012 tarih ve 2012/437-2012/616 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili …’un oğlu …’un kendi işlerini göremeyecek derecede akıl hastası olduğundan kendisine vasi tayin edildiğini, kısıtlının bu durumundan faydalanılarak davalı şirkete ortak yapıldığını, ancak kısıtlının böyle bir şirkete ortak olabilecek ve işletecek durumda olmadığını belirterek davalı şirketin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekiline gider avansı eksikliğini tamamlaması için muhtıra çıkarıldığı, çıkartılan tebligatın 09/11/2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen kesin süre içerisinde eksikliğin tamamlamadığı, gider avansının yatırılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, mahkemece gider avansı yatırılmadığı gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafa gider avansının tamamlanması için gönderildiği belirtilen muhtırada hangi kalemlere ilişkin masrafların eksik olduğunun tek tek, açıkça ve tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirtilmediği, muhtıranın usulüne uygun olarak düzenlenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Yine, HMK’nın 120. maddesinde gider avansının ödenmesine ilişkin düzenleme bulunmakta olup, HMK’nın 114/1-(g) maddesinde gider avansının yatırılması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Buna göre, gider avansının yatırılmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi de doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.