YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16769
KARAR NO : 2013/22584
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.04.2012 tarih ve 2011/755-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının maliki ve sürücüsü olduğu ve müvekkiline ait personelin taşındığı servis aracı ile dava dışı …’ın sevk ve idaresindeki aracın 23.10.2008 tarihinde çarpışmasıyla meydana gelen trafik kazası sonucunda, davalının aracında bulunan dava dışı …’ın vefat etmesi nedeniyle mirasçılarınca açılan manevi tazminat davasında 80.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiğini, karar henüz temyiz aşamasındayken müvekkili aleyhine yapılan icra takibine müvekkilince 119.000,00 TL bedelli banka teminat mektubunun ibraz edilerek bu miktarın ödenmek zorunda kalındığını, taraflar arasında imzalanan Personel Taşıma Sözleşmesi gereğince müvekkilince ödenen tazminattan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL’nin 18.05.2010 ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 27.01.2012 tarihinde talebini 138.776.05 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça icra dosyasına ibraz edilen 119.000,00 TL tutarlı banka teminat mektubu ile mehil vesikasının alındığını, tazminata konu kararın henüz kesinleşmediği gibi banka teminat mektubunun paraya çevrilmeyip dosya borcunun infaz edilmediğini, ancak davacı tarafça alacak muaccel olmadan eldeki davanın açıldığını, ayrıca müvekkilinin anılan karar ile %20 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi nedeniyle zarardan bu oranda sorumlu olmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme, icra dosyası ve İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 20.04.2010 gün ve 2009/295-150 Esas ve Karar sayılı kararına göre, davacı tarafça rücu hakkının haksız fiil hükümlerine göre değil sözleşme hükümlerine göre kullanıldığı, bu nedenle ödenen tazminatın tamamının davalıdan talep edilebileceği, davalı tarafça ileri sürülen alacağın muaccel olmadığı iddiası yerinde görülmekle davacı tarafın ödeme yapmasının beklenildiği, 03.01.2012 tarihinde davacı tarafça icra dosyasına 132.604.00 TL ödeme yapıldığı ve alacak hakkının doğduğu, tazminata konu dosya nedeniyle davacı tarafça yapılan temyiz masraflarının yapılması zorunlu olan giderlerden olmadığı, kararın temyiz edilmeyerek ödeme yapılması veya depo edilmesi de mümkün olduğundan ıslah talebine konu bu alacak kaleminin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 132.604.00 TL’nin davacının icra dosyasına yaptığı ödeme tarihi olan 03.01.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 7.088,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.