YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6904
KARAR NO : 2013/22506
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.12.2012 tarih ve 2008/198-2012/295 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK’nın 3494 sayılı Kanunla değişik 438/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki sözleşme gereğince müvekkili şirketin mimar olan diğer müvekkili tarafından çizilen projeleri davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirketin müvekkillerinin mükellifi olduğu tüm projeleri müvekkillerinin muvaffakati ve izni olmaksızın diğer davalı mimarların imzasıyla belediyeye sunarak ruhsat aldığını ileri sürerek, inşaatlar devam ettiğinden projeye dayalı inşaatlar ile ilgili tecavüzünün önlenmesine ve kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmeyle öngörülen projenin uygun görülmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, müvekkili olan gerçek kişilerin hazırladığı projenin uygulandığını, davacı tarafın projesinin uygulanmadığını, davacı tarafın projesinin özgün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalıların projesinde intihal bulunduğu, davacıların mimari projesine tecavüz edildiği gerekçesiyle, davacılara ait projeye tecavüzün önlenmesine, projenin bundan sonraki kullanımının önlenmesine ancak inşaatlar tamamlandığından tecavüzün kaldırılmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı şirketin uyuşmazlık konusu proje üzerinde mali hak sahibi bulunmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, FSEK kapsamındaki ilim ve edebiyat eserlerinden olan mimari projeye tecavüzün önlenmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporları doğrultusunda tecavüzün önlenmesine karar verilmiştir. Davalı mimarlar … ve Burak Kabsakal hakkında aynı eylem nedeniyle Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 18.03.2010 tarih 2009/766 E., 2010/117 K. sayılı beraat kararı, katılan davacı şirketin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nce işbu dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ceza mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasında eylemin intihal niteliğinde olup olmadığı bakımından çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğinden bahisle eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştur. Bu durumda, ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi bekletici mesele yapılarak, ortaya çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.