YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9513
KARAR NO : 2013/22678
KARAR TARİHİ : 11.12.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.03.2013 tarih ve 2012/289-2013/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında “…ve Aşkın Şarkıları” adını taşıyan bir müzik eğlence programı yapımı konusunda bir sözleşme imzalandığını, 22.07.2009 tarihinde davalı şirket personeli Aslı Akdağ tarafından e-posta ile gönderilen ve üzerinde mutabık kalınan sözleşme metninin müvekkili şirket yetkililerince iki nüsha olarak imzalandığını ve davalı şirket yetkililerince imzalanmak ve imzalı bir örneği kendilerine verilmek üzere davalı şirketin avukatlarından …’e elden teslim edildiğini ve programın yapımına başlanıp yayınlandığını, müvekkilinin söz konusu sözleşmeden dolayı davalı şirket nezdinde doğmuş ve doğacak Türk parası ve yabancı para her türlü alacaklarının 270.000,00 TL’lik kısmını 21.07.2009 tarihinde Toma Finance Ltd’ye temlik ettiğini, temliknamenin davalı şirketçe temellük alındığını, söz konusu sözleşmenin imzalanmasının ardından “…ve Aşkın şarkıları” adlı müzik eğlence programının müvekkili tarafından yapımına başlanıp ilk iki bölümünün yayınlandığını, ancak programın ilk iki bölümü yayınlandıktan sonra davalı şirketin e-posta ile iki bölüm ile yayının sona erdiğini bildirdiğini ve üçüncü bölümün yapımına başlanmamasını ilettiğini, ancak sözleşmenin programın kaç bölümden oluşacağı başlıklı 11 maddenin birinci bendi uyarınca programın ilk üç bölümü için garanti verildiğini, buna rağmen davalı şirketin bu düzenlemeyi ihlal ederek ilk iki bölümden sonraki kısmın çekimini durdurduğunu, ancak sözleşmede garanti kapsamında yer aldığı için üçüncü bölüm ile ilgili faturayı davalı şirkete gönderdiğini, davalı tarafça faturanın iade edildiğini, müvekkilinin ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini, sözleşmenin “cezai şart” başlıklı 20. maddesi gereğince davalıdan cezai şart talep ettiklerini belirterek, uğradıkları zarar, sözleşmenin feshi nedeni ile mahrum kaldıkları kar da dahil olmak üzere 450.000,00 TL cezai şart bedelinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın talepleri ile ilgili olarak müvekkil şirket tarafından imzalanmış hiç bir sözleşme bulunmadığını, “…ve Aşkın Şarkıları” adlı müzik eğlence programının “Fox TV” de iki bölüm olarak yayınlandıktan sonra yayının sonlandırıldığını ve programa devam edilmeyeceği ve yapımın gerçekleştirilmeyeceği hususunun davacıya bildirildiğini buna binaen yayınlanmış ikinci programın ücretinin eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, davacı tarafın delilleri arasında sunduğu sözleşme isimli metinde ne davacının ne de müvekkil şirketin imzasının bulunmadığını,bu durumda metnin en fazla icap teşkil edebileceğini, davalı tarafından imzalanmış bir sözleşme olmaması sebebi ile davalı taleplerinin haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında televizyon programının iki bölümlük çekiminin yapılıp davacı tarafın buna yönelik alacaklarının tamamını aldığı, bundan sonra programının çekilmeyeceğine ilişkin davacı tarafa bildirimde bulunup taraflar arasındaki ilişkinin sona erdirildiği, taraflar arasında geçerli bir yazılı sözleşme olmadığı, sektör uygulamasında işe başladıktan sonra belli bir bölümün garanti olacağı yönünde bir uygulama da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.