YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7149
KARAR NO : 2013/12704
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin davacı eş … için 100.000,00 TL manevi tazminatın, 127.497,14 TL maddi tazminatın, davacı çocuk … için 150.000,00 TL manevi tazminatın, 41.609,43 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 08/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline dair kurulan hükmü taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 25/06/2012 tarih 2011/3857 Esas, 2012/12136 Karar sayılı ilamıyla davacının tüm, davalıların sair temyiz itirazları reddolunarak davacı … yararına hükmedilen 100.000,00 TL manevi tazminatın fazla ve davacı … yararına hükmedilen 150.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davacı eş … için 75.000 TL manevi tazminatın, davacı çocuk … için 85.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 08/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, maddi tazminat konusunda bozma olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutularak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine uluşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşullarını, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı çocuk yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar fazla olduğu açıktır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve daha uygun bir miktara hükmedilmek üzere karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacılara yükletilmesine, 17/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.