YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15211
KARAR NO : 2013/22769
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.10.2012 tarih ve 2011/1031-2012/1477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkiline cari hesap ekstresindeki kayıtlara göre 16.166,76 TL sigorta poliçesi prim borcu olduğunu, bu alacağa yönelik davalı aleyhine Ankara 32 İcra Müdürlüğü’nün 2010/19395 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafça borcun 9.863,07 TL dışındaki kısmına itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin herhangi bir borcu olmadığını, icra takibine konu edilen alacağın davacıya ödendiğini, müvekkili tarafından yaptırılan sigorta poliçelerine ilişkin tüm ödemelerin yapıldığını, bu hususun makbuz, banka kayıtları, hesap ekstresi ve ticari kayıtlar ile sabit olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının takipte 13.884,07 TL asıl alacaklı olduğu, davalı tarafça kabul edilen 9.863,07 TL dışında kalan 4.021,00 TL’lik kısma vaki itirazın yerinde olmadığı, BK 101 maddesi ve devamı hükümleri gereği davacının takipte işlemiş faiz alacağı bulunmadığı yönündeki denetime uygun bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 4.021,00 TL borca yönelik itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili; kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece hükmedilen icra inkar tazminatı miktarının asıl alacak üzerinden %20 oranında hesap yapılarak bulunmasına, hüküm fıkrasında %40 oranının belirtilmesinin maddi hata olarak kabul edilip mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, yerel mahkeme kararının ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 64,20 TL harcın temyiz edene iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.