Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/5160 E. 2013/22764 K. 12.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5160
KARAR NO : 2013/22764
KARAR TARİHİ : 12.12.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul 1. Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2009/336-2011/494 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu 11 aylık hizmet sözleşmesine istinaden Panama bayraklı M/V … isimli gemide aylık 750 ABD Doları ücret mukabilinde yağcı olarak 12.03.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, diğer davalının kaptanlığını yaptığı geminin 22.04.2007 tarihinde batarak tam zayi olduğunu, müvekkilinin olay nedeniyle bütün eşyalarını ve paralarını gemide bırakarak denize atlamak zorunda kalıp, 45 saat suda can sallarının içinde mahsur kaldığını, müvekkilinin sonradan öğrendiğine göre şirket sahipleri ve davalı kaptanın sigortadan para almak için bilerek ve isteyerek gemiyi batırdıklarını, müvekkilinin bu olaydan dolayı 1.750 ABD Doları değerinde eşyası ve parası ile gemi adamı cüzdan ve ehliyetleri ile pasaportunun zayi olduğunu, bu belgelerin yeniden çıkartılması için 1.500 ABD Doları gerektiğini, müvekkilinin belgelerini çıkartamaması ve yaşamış olduğu psikolojik travma sebebiyle çalışamadığından şimdilik iki aylık maaş alacağı olan 1.500 ABD Doları zararı olduğunu, müvekkilinin kaza anında yaşadıkları nedeniyle uğradığı manevi zarar karşılığı olarak da 5.000 ABD Doları manevi tazminat ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, uğranılan maddi ve manevi zararlara karşılık toplam 9.750 ABD Dolarının olay tarihi olan 22.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı Servet Şahin hakkındaki dava atiye terk edilmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin davacının çalıştığı geminin donatanı olmayıp, yöneticisi olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddialarının ve istemlerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunmadığı, ancak kusursuzluk sorumluluk veya kaçınılmazlık ilkeleri uyarınca davacıya maddi tazminat ödenmesi gerektiği, maddi tazminattan davalı işverenin sorumlu olacağı, yapılan hesaplamada mahrum kalınan ücretin 1.250 ABD Doları, kaybolan eşya ve paradan 750 ABD Doları, sertifika ve ehliyet çıkarma masraflarından 616,70 TL karşılığı 536,26 ABD Doları olmak üzere toplam 2.536,26 ABD Doları’ndan olayın kaçınılmazlık sonucu oluştuğu takdir olunduğundan takdiren % 30 oranında indirim yapılmak suretiyle 1.775,38 ABD Doları maddi tazminat ile BK’nın 49. maddesi hükmü uyarınca olayın oluş şekli, tarafların sıfatları ve diğer sosyal ekonomik durum göz önüne alındığında 3.000 ABD Doları manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 1.775,38 ABD Doları maddi tazminat ile 3.000 ABD Doları manevi tazminatın 22.04.2007 olay tarihinden itibaren ABD Doları’na verilen kamu bankalarınca en yüksek yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalı şirketten tahsiline, diğer davalı hakkında atiye terk sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davaya konu deniz kazasına maruz kalan davacının, bu sırada yaşamış olduğu korku ve psikolojik travma nedeniyle manevi zarara uğradığının kabulü yerinde ise de manevi tazminatın gerçek anlamda bir tazminat olmayıp; zarara uğrayan kişinin çektiği acıyı, duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araç olduğu, bu nedenle manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkının hakime ait bulunduğu hususları karşısında çekilen acı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat adı altında hüküm altına alınan miktarın Türk Lirası üzerinden takdir edilerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde yabancı para cinsinden manevi tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Doğru Denizcilik Brokerlik ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle anılan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.