Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/3671 E. 2013/9354 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3671
KARAR NO : 2013/9354
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının cari hesap borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında mal alış verişine dayalı ticari ilişki olduğunu, davalının aldığı malların bedelini ödediğini, dava tarihi itibariyle cari hesabın kat edilmediğini, alacağın muaccel olmadığını, davalının davacıya 4.828,82 TL borcunun bulunmasına rağmen davacının bir kısım malları halen teslim edilmediğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, faiz oranının faiş olduğunu belirterek davanın reddine ve % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; davalının düzenli olarak iade faturaları keserek davacıya gönderdiği, davacının da bu faturaları kayıtlarına işlediği, taraflar arasında bunun bir nevi ticari örf ve adet olduğu, aynı şekilde takibe konu uyuşmazlık konusu davacı defterlerinde kayıtlı olmayan 119.005,46 TL tutarındaki iade faturalarının da davalı tarafından kesilerek davacının yetkilisi …’na teslim edildiği, davacı her ne kadar fatura teslimini kabul etmese de davacının düzenlediği 3.413,58 TL tutarlı faturalarda da davacı şirket temsilcisi olarak aynı kişinin imzasının bulunduğu, iskonto ilişkisinin davacı vekilinin dilekçesindeki beyanı ile kabul edildiği, kanunun dürüstlüğe aykırı davranışı korumayacağı, davalı defterlerinde kayıtlı bulunmayan 3.413,58 TL tutarındaki faturalara ve mal teslimine ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, bu faturalara ilişkin ispat yükünün yerine getirilmediği, tarafların defterlerinin usulune uygun olmaması nedeniyle takdiri delil olarak değerlendirildiği, anılan miktarların davacı yana ait cari hesaptan düşülmesi gerektiği, davalının defterlerinde yer alan 1.000 TL lik ödeme ile ilgili ödeme belgesinin ibraz edilmediği, bu miktara ilişkin itirazının yerinde olmadığı, 09/06/2008 tarihli mutabakat belgesinin taraflar arasında düzenlendiği kabul edilmiş ise de, mutabakat belgesinin anılan tarih itibariyle borç alacak durumunu gösterdiği, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin anılan tarihte kat edilmeyip sonra da devam ettiği, bu nedenle itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 6.661,03 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek % 9 faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 24.09.2008 tarihinde başlattığı icra takibinde “14.05.2008 cari hesaptan doğan alacak”a dayanarak alacak isteminde bulunmuş, itiraz üzerine dava açılmıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan 09.06.2008 tarihli hesap mutabakatında 30.04.2008 tarihinde alacak miktarı 82.368.22 TL.olarak belirlenmiştir. Bu belge mahkemece taraflar arasında ihtilafsız olarak kabul edilmiştir. 30.04.2008 tarihi itibariyle alacak miktarını belirlemesi bakımından tarafları bağlayıcıdır. Mahkemece bu miktar ve tarihe itibar edilerek bu tarihten icra takip tarihine kadar geçen sürede ayrıca davacı alacağı belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hesap mutabakatı tarihinden önceki faturaların da alacak hesabında dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacının yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 21.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.