YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/18740
KARAR NO : 2019/23224
KARAR TARİHİ : 18.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralamaya teşebbüs, bilinçli taksirle yaralama
HÜKÜMLER : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK’nin 231/11. maddesi gereğince, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği takdirde, yokluğunda karar verileceği meşruhatını içeren davetiye ile sanığın duruşmaya çağrılması gerektiği, dosyanın incelenmesinde, sanık adına çıkartılan tebligatta bu “meşruhata yer verilmediği” anlaşılmakla, sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilmeden hükmün açıklanması suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında müşteki …’i bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak;
a) Müşteki hakkında düzenlenen Gölköy Devlet Hastanesinin 28.07.2008 tarihli geçici raporunda başta temporal occipital bölgede 3×3 cm ödem, şakakta 3 cm yüzeysel kesi, kulak memesinde ön ve arkalı olmak üzere 4 cm kesi, kulak kepçesinde 4-5 cm kesi, boyunda 3 cm yüzeysel kesi ve laserasyon olup 16 adet sütur atıldığının ve iz bırakarak düzeleceğinin bildirildiği ancak bu hususta kesin rapor aldırılmaksızın hüküm kurulduğu görülmekle; müştekinin tüm tedavi evrakları, raporları, film ve grafileri ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkedilerek yaralanmasının yüzünde sabit ize neden olup olmadığı hususunda duraksamaya yer vermeyecek ve 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde kesin raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
b) Oluşa, aşamalardaki sanık savunmaları, müşteki ve tanık anlatımları ile tüm dosya kapsamına göre; önceye dayalı anlaşmazlık nedeniyle suç tarihinde tarafların bu konuyu konuşmak için sanığa ait iş yerinde toplandıkları esnada tekrar tartışma çıktığı ve sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında uğradığı hakaretlere dayanamayarak kül tablası ile karşı grupta yer alan …’in kafasına vurduğunu bildirdiği olayda sanığın eylemini haksız tahrik altında doğrudan kast ile işlediği gözetilmeden yerinde olmayan gerekçe ile sanık hakkında TCK’nin 22/3. maddesinde düzenlenen bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması,
3) Gerekçeli karar başlığında müştekiler … ve …’nın gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 232. maddesine muhalefet edilmesi,
4) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı yönünden 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 18.12.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.