YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7145
KARAR NO : 2020/577
KARAR TARİHİ : 30.01.2020
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar arasında görülen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesi tarafından erkeğin davasının kabulüne, kadının davasının reddine hükmedilmiş; kadının tazminat talepleri ile erkeğin maddi tazminat talebi reddedilmiş ve erkek yararına manevi tazminata ve velayeti anneye verilen çocuk için tedbir/iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Hükme karşı davacı-davalı kadın her iki dava yönünden, davalı-davacı erkek reddedilen maddi tazminat, manevi tazminatın miktarı ve velayet yönünden istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi erkeğin maddi tazminata, kadının da aleyhine hükmedilen manevi tazminata yönelik başvurusunun kabulüne karar vermiş ve erkek yararına maddi tazminata hükmederek erkeğin manevi tazminat talebini reddetmiştir. Hüküm davacı-davalı kadın tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmiştir.
Bölge adliye mahkemesi davacı-davalı kadının sürekli alkol alarak ev ve ortak çocukla ilgilenmediğine ve tam kusurlu olduğuna hükmetmiştir. Dosya kapsamındaki delillerden kadının ev ve çocukla ilgilenmediğine dair tanık ifadelerinin soyut olduğu ve bu durumun kadına kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmıştır. Yine, toplanan delillerden erkeğin sürekli ve düzenli bir işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği anlaşılmaktadır. Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı kadının aşırı alkol tükettiği ve davalı-davacı erkeğin de düzenli bir işte çalışmayarak birlik görevlerini ihmal ettiği sabittir. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunmaktadır. Olayların akışı karşısında davacı-davalı kadın, dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, kadının davasının kabulüne karar verilecek yerde hatalı gerekçe ve kusur belirlemesiyle kadının davasının reddi doğru bulunmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz edilen bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 30.01.2020 (Per.)