YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2371
KARAR NO : 2019/11469
KARAR TARİHİ : 03.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı mükellef … Şirketler Grubunun gerçek sahibi ve yöneticisinin …’in vergi borcu bulunduğunu, ancak mal kaçırma gayesi ile adına herhangi bir mal edinmediğini, mallara yanında çalışan kişiler üzerinden sahip olduğunu, … plakalı aracın dava dışı …’e ait şirketlerden olan dava dışı … A.Ş. çalışanı … tarafından satın alınıp sonrasında aracın dava dışı …’in eşi olan …’e devredildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile dava konusu … plakalı aracın … Şirketler Grubu adına …’e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ve davalı … vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davaya konu … plakalı aracın Gediz 1. İcra Müdürlüğünün 05.06.2007 tarih ve 2007/141 sayılı dosyasında yapılan ihale sonucu davalılardan … tarafından satın alındığı, daha sonra 22.05.2009 tarihinde diğer davalıya satışının yapıldığı, dosya kapsamına toplanan deliller itibariyle davalı …’ın icra ihalesine … adına katıldığına veya ihale bedelinin … tarafından ödendiğine, gerçek malikinin … olduğuna ilişkin mahkememizde kanaat oluşturacak delil ve belgeye rastlanmadığı, danışıklı işlem yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığı, davalı …’ın …’e ait şirkette çalışması veya diğer davalının …’in eşi olmasının tek başına işlemlerin danışıklı yapıldığını göstermeyeceği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
1-6183 sayılı Yasa’nın 25. maddesinde “iptal borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçıları ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı istenileceği” belirtilmiştir. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gerektiği açıktır. Borçlu ile 3.kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan borçlunun veya 3.kişinin dava dilekçesinde yer almaması halinde yer almayan tarafa dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır.
Somut olayda, davacı tarafından … ve … aleyhine 6183 sayılı yasanın 24 vd maddelerine göre dava açtığı, dava dışı borçlu …’in ise dava dilekçesinde taraf gösterilmediği anlaşılmıştır.
Mahkemece zorunlu dava arkadaşlığı bulunan …’e dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmeksizin öncelikle taraf teşkili sağlanmadan ve sonrasında da 6183 sayılı yasanın 24 ve devamı maddelerine göre tasarrufun iptali şartları oluşup oluşmadığı değerlendirilmeksizin davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve 03/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.