Yargıtay Kararı 18. Ceza Dairesi 2018/6570 E. 2020/1829 K. 22.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6570
KARAR NO : 2020/1829
KARAR TARİHİ : 22.01.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK’nın 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği, hükmün CMK’nın 230. maddesine uygun şekilde gerekçe içermemesinin CMUK’nın 308/7. maddesinde kesin hukuka aykırılık hali olarak düzenlendiği gözetilmeden, hangi sözlerinin hakaret suçunu oluşturduğu açıklanmadan gerekçesiz hüküm kurulması,
2- Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, dosyada mevcut ekran görüntülerinin kendi MSN hesabının açılması suretiyle temin edilmiş olduğunu savunması karşısında, sanığın bir dönem yazı işleri müdürlüğüne vekalet ettiği, olay tarihinde ise tanık Nurşen Salman’ın yazı işleri müdürü olduğu gözetilerek, her ikisinin bu görev sırasında aynı bilgisayarı kullanıp kullanmadığı, aynı bilgisayarın kullanılması sözkonusu ise, şifresinin bilgisayarda kayıtlı olması sebebiyle sanığın MSN hesabının otomatik olarak açılıp açılamayacağı da araştırılarak, somut olayda katılanın dilekçesi ekinde sunulan MSN hesabından yapılan paylaşımlara ilişkin görüntülerin MSN hesabı sahibi olan sanığın ekranı üzerinden mi, yoksa arkadaş listesine ekli kişilerin ekranı üzerinden mi görüntülendiğinin, bu paylaşımların yapıldığı tarihte sanığın MSN hesabında tanıklar Nurşen Salman ve Yener Diştaş’ın engelli olup olmadıklarının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
3) Kabule göre de;
a) Sanığın katılana yönelik suça konu paylaşımlarını iki farklı tarihte yazdığı kabul edildiği halde, sanık hakkında kamu görevlisine karşı eylemi nedeniyle TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması yerine yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
b) TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda, aleniyet ögesinin ne şekilde oluştuğu tartışılıp açıklanmadan, yetersiz ve dosya kapsamına aykırı gerekçeyle cezanın anılan Kanun maddesi gereğince artırılması,
c) Sanık hakkında TCK’nın 125/3-a, 125/4, 62. maddeleri uygulanmak suretiyle 354 gün adli para cezası yerine, hesap hatası sonucu 360 gün adli para cezası, sonuç para cezasının da 7.080,00 TL yerine 7.200,00 TL olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı, sanık … müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 22/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.