YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6904
KARAR NO : 2020/1124
KARAR TARİHİ : 29.01.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 35/2, 53/1, 52/2, 58/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmü katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyete ilişkin sanığın temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığın yokluğunda verilen 21/01/2015 tarihli hükmün sanığa 16/03/2056 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 27/03/2015 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyete ilişkin katılan vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde,
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, hükümden sonra 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254 maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/01/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Sanık …’ın …İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde işçi statüsünde şoför olarak görev yaptığı, bulunduğu konum ve iştigal ettiği alan itibariyle şoförlük işinin TCK’nın 6. maddesinde tanımlanan kamu görevlisinin varlığı için gerekli kamusal bir mahiyetinin mevcut olmadığı, kurum ile ilişkisinin iş kanunu hükümleri kapsamında kaldığı, bu sebeple de üzerine atılı eylemin TCK’nın 155/2 maddesinde tanımlanan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçun oluşturduğu, yerel mahkemenin kabul ve uygulamasının olaya ve dosya kapsamına uygun düştüğü ancak atılı suçun uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle hükmün yeni yasal düzenleme uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılabilmesi için bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.