YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/32833
KARAR NO : 2020/2267
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 15.07.2008-20.12.2010 tarihleri arası kurye operatörü olarak çalıştığını, aynı işyerinde çalışan bir işçinin T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Bölge Müdürlüğüne şikayeti üzerine fazla mesai ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğinin iş müfettişlerince tespiti sonrası müvekkili ile birlikte üç işçinin iş akdinin işverenlik tarafından haksız şekilde feshedildiği, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacın iş akdinin 20.12.2010 günü 4857 sayılı İş Kanununun 18.maddesi gereği tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle feshedildiğini, fazla mesai yapılmadığını, yapıldığında fazla çalışma ücretinin çalışanlara ödendiğini, yıllık izin ücretine ilişkin tutarın davacıya eksiksiz ödendiği, işyerinde 29 Ekim, 1 Mayıs, 1 Ocak günlerinde çalışma yapılmadığını, diğer tatil günlerinde nöbetleşe çalışıldığını, bu günlerde çalışan personele mutlaka bir gün izin kullandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davacı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı define yönelik temyizi üzerine yapılan incelemede;
Davacı kısmi davasını bilirkişi raporundan sonra 17.09.2014 tarihli dilekçe ile ıslah etmiştir.
Islah dilekçesi 17.09.2014 tarihinde davalı vekillerinden Eren Kayalı’ya duruşmada tebliğ edilmiş, davalı vekili ıslaha karşı süre talep etmiş ve (4) numaralı ara kararı ile davalı vekiline ıslaha karşı beyanda bulunmak üzere iki hafta süre verildiği görülmüştür.
19.03.2015 tarihinde yapılan oturuma katılan davalı vekili …; “ıslah dilekçesi tarafımıza tebliğ olmamıştır, zamanaşımına uğrayan kısımlar varsa zamanaşımı itirazımız vardır” şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece gelen kayıtlar ve davalı itirazına dayanılarak dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi tevdiine karar verilmiştir.
Davacı vekili hem yazılı beyanında hem de 02.12.2015 tarihli duruşmada zamanaşımı itirazının süresinde olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece “Harcı yatmadan yapılan ıslah yok hükmündedir.” şeklindeki gerekçeyle zamanaşımı def’inin süresinde olduğunun kabulüyle karar verilmiştir.
Islah taraf işlemidir. Islahla miktar artırımı halinde zamanaaşımı def’inin iki haftalık süre içinde yapılması gerekir. Bu süre hak düşürücüdür. Süre ıslah dilekçesindeki artırım beyanının davalıya ulaşmasıyla başlar. Islah dilekçesinin harcının tamamlatılması farklı işlemlerdir. Islah harcının yatırılmaması ıslahı o aşamada yok hükmünde kılmaz. Harcın tamamlatılması tarafın değil mahkemenin yapacağı işlemdir. Islah dilekçesinin harçlandırılması itiraz süresini harç tarihine yürütmez, bu süreyi kesmez.
Davalının yükümlülüğü süresinde itiraz etmektir.
Somut uyuşmazlıkta da ıslah dilekçesi davalı vekiline 17.09.2014 tarihinde duruşmada elden tebliğ edilmiş, iki haftalık süre verilmiş, zamanaaşımı def’i ise bir yılı geçtikten sonra yapılmıştır. Sonuç olarak, davalı vekilinin 17.09.2014 tarihinde duruşmada tebellüğ ettiği ıslaha karşı yaptığı zamanaşımı def’inin süresinde olmadığı anlaşıldığından zamanaşımı def’ine itibar edilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.