YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4912
KARAR NO : 2020/2275
KARAR TARİHİ : 17.02.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davacı ve davalılardan T.C. … avukatlarınca istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince davacı avukatının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılardan T.C….’nın istinaf başvurusunun kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davacı ve davalılardan T.C. … avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 02/03/2006 tarihinden itibaren davalı …’in sigortalısı olarak diğer davalı …’nin bünyesinde zabıta memuru olarak çalıştığını, çalışmasının halen devam ettiğini, davalılar arasında alt işveren-üst işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacının işe girdiği tarihten itibaren zabıta görevini sürdürdüğünü, memur kadrosunda diğer zabıtalarla aynı üniformayı giydiğini, aynı işi yaptığını, resmi evrakları imzalamak dahil, ceza yazmak, tutanak, yazmak, faaliyet raporu yazmak gibi zabıta memuruna has bütün işleri yaptığını, alt işveren olarak görünen davalı …’in kendi başına bağımsız bir faaliyetinin yönetim hakkının sahip olduğu bir üretim aracının bulunmadığını, davacı ve arkadaşlarının kağıt üstünde sigortalı göründükleri bu işvereni tanımadıklarını, bu işverenin Gebze’de bulunan bir merkezi, sigortalılarına talimat veren bir yöneticisinin bulunmadığını, davacının günlük çalışması, puantajları, görevlendirmeleri, yaptığı işlerin tümüyle belediye yetkilileri tarafından yapıldığını, davalı belediyenin muvazaa olgusu nedeniyle davacının işçilik hak ve ücretlerini kısıtlama yoluna gittiğini, bu nedenle mahrum bırakıldığı haklarının işe girdiği tarihten itibaren hesaplanıp davacıya ödenmesi gerektiğini, davacının 7 yılı aşkın çalışması sırasında kendisiyle tümüyle aynı işi yapan diğer çalışanlara göre açıkça eşit davranma ilkesine aykırı bir tutumla karşı karşıya kaldığını, tüm bu nedenlerle davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun testipi ile kesin hükümsüzlüğüne, davacının en başından beri davalı …’nın Zabıta Müdürlüğü emrinde Zabıta Memuru olduğunun tespitine ve tesciline, eşit davranmama tazminatı, ücret farkları, ikramiye, ödenekler, tazminatlar, yıllık izin harçlıkları, bayram harçlıkları gibi alacakları, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davanın … açısından husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, davalı … ihale veren sıfatı ile ihale alıcısı olan diğer davalı … ile destek hizmeti alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, zamanaşımı itirazında da bulunduklarını, davacının zabıta memuru olmadığını, destek personeli olduğunu, davacının işinin zabıta memurlarının asli görevlerinin verimli halde yapmasını sağlamak amacıyla … Zabıta Müdürlüğü’nün görev alanında bulunan geri hizmetlerin yürütülmesi ve emek yoğun işlerin hizmet alımı yoluyla gördürülmesi işi olduğunu, diğer davalı …’in ekonomik ve hukuki bağımsızlığı bulunan ayrı bir iş organizasyonuna sahip olan bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davalı belediyenin yönetim hakkı olmadığını, davalılar arasında muvazaa olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) İstinaf başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraflarca istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davalı Belediyenin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmuş ve davanın yine kısmen kabulüne karar verilmiştir.
F) Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
G) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Belediyenin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İlave tediye alacağının kapsamı, yararlanacaklar, yararlanma şartları, miktarı ve ödeme zamanı 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması hakkındaki kanun ile düzenlenmiştir. Kanun 1. maddesinde devlet ve ona bağlı kurumların hangileri olduğu, ayrıca yararlanacak kişiler açıkça belirtilmiştir.
Buna göre;
A. İşveren kapsamı yönünden devlete ve ona bağlı olmak üzere,
1. Genel, Katma ve Özel bütçeli daireler,
2. Sermayesi değişen kurumlar,
3. Sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan şirket ve kurumlar ve bunlara bağlı kuruluşlar,
4. Belediyeler ve belediyelere bağlı kuruluşlar,
5. 3460 ve 3659 sayılı kanun kapsamına giren, sermayesinin tamamı devlete ait olan veya bu sermeye ile kurulan iktisadi devlet kuruluşları,
6. Yukarda belirtilenlerden olmayan diğer kurum, banka ve ortaklıklar olarak yasada açıkça belirtilmiştir.
3460 sayılı yasa bugün itibari ile yürürlükte olan bir yasa değildir. 3659 sayılı yasa ise, banka ve devlet kurumlarında çalışan memurların aylıkları ile ilgili düzenleme getirmiş ve halen yürürlüktedir. Bu yasanın 1. maddesinde, kapsama giren kurumlar daha ayrıntılı açıklanmıştır.
Bu kapsamda yukarda belirtilen kurumlarca, sermayesinin yarısından fazlasına iştirak suretiyle kurulan kuruluşlar ve bunların aynı nispette iştirakleriyle vücut bulan kurumlar, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar veya satın alınıp belediyelere bağlanan müesseseler de kanun kapsamına alınmıştır.
Keza 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idarelerden oluşan genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ekli cetvellerde sayılmıştır. Bu cetvellerde Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu idareleri, Özel Bütçeli İdareler, Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar ve Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışanların kanun kapsamında olduğunun kabulü gerekir.
Sonuç itibari ile kapsam bakımından, devlet tarafından yasa ve yasanın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayrıcalıklardan yararlanan kamu tüzel kişilikleri ve bunlara bağlı kuruşlarda iş sözleşmesi ile çalışanlara uygulanacağı görülmektedir.
B. İşçi yönünden kapsama gelince:
İş Kanunu kapsamına girsin girmesin, yukarda belirtilen devlet ve ona bağlı kurumlarda İş Kanunu’nun 1. maddesindeki tanıma göre işçi sayılan herkes bu alacaktan yararlanacaktır. Kanun, 4857 ve 1475 sayılı İş Kanunu’ndan önceki İş Kanunu’na atıfta bulunmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu işçi tanımına 2. madde de yer vermiştir. Buna göre “bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi” denir. O halde bir iş sözleşmesine dayanarak, yukarda belirtilen kurumlarda çalışan her işçiye ilave tediye ödemesinin yapılması gerekir.
Bu düzenlemeye göre ilave tediye, 6772 sayılı Kanun kapsamındaki işçilere ücret sistemlerine bakılmaksızın her yıl için devletçe verilen ikramiye ödeneğidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde “ikramiye” talebinde bulunmuştur. Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere ikramiye talebi ilave tediye alacağını da kapsamaktadır.
Yerel mahkemece davalılar arasında işçi teminine yönelik muvazaalı sözleşmeler yapıldığı tespit edilerek davacının baştan beri davalı … işçisi olduğunun kabul edilmesi yerinde ise de, davacının ilave tediye alacağı talebinin dava dilekçesinde talep etmediği gerekçesiyle reddine karar verilmesi, … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi’nin ise, harcı ödenerek usulüne uygun şekilde talep edilmiş bir ilave tediye alacağı talebi olmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermesi hatalıdır.
Davacının ilave tediyeye ilişkin talebinin de değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
H) Sonuç:
Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dava dosyasının … Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesine, kararın bir örneğinin Gebze 1. İş Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 17.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.