Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/12263 E. 2020/535 K. 20.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12263
KARAR NO : 2020/535
KARAR TARİHİ : 20.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : 1-Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 37/1 maddesi delaletiyle TCK 204/1, 43/1, 62/1, 53/1 maddeleri gereği mahkumiyet,
Sanıklar hakkında ayrı ayrı TCK 158/1-f-son, 43/1, 62/1, 52/2-4, 53/1. maddeleri gereği mahkumiyet,

Resmi belgede sahtecilik, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık … müdafii ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’nun katılan … San ve Tic. A.Ş.’den sürekli şekilde un aldığı, bunların bir kısmını fırıncılık yapan diğer sanık …’a sattığı, keşidecisi …, ciro silsilesinde 1. cirantası …, 2…. Un San ve Tic. A.Ş. olarak gözüken Türkiye Finans Katılım Bankası … Şubesine ait 4473110 seri numaralı 27/01/2010 keşide tarihli, 30.000 TL miktarlı; 4474507 seri numaralı 06/01/2010 keşide tarihli 23.500 TL miktarlı; 4469503 seri numaralı, 11/01/2010 keşide tarihli, 21.000 TL miktarlı suça konu çeklerin sanık …’in aldığı un karşılığında … Un San ve Tic. A.Ş.’ne verildiği, çeklerin … Un San ve Tic. A.Ş. tarafından bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı, sanık … hakkında yapılan icra takibinde sanık …’n vekili aracılığıyla imza inkarında bulunması üzerine… İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/106 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda 30.000 TL ve 23.500 TL bedelli çeklerdeki ciranta imzasının sanık … eli ürünü olmadığı, 21.000 TL miktarlı çekteki ciranta imzasının sanık … eli ürünü olduğu anlaşıldığından 23.500 TL bedelli ve 30.000 TL bedelli çekler yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, sanıkların bu suretle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık savunması, katılan şirket yetkilisi beyanı, tanık anlatımları, bilirkişi raporu, kriminal uzmanlık raporu ile dosya kapsamına göre mahkemenin sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin suçun sübut bulmadığına ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Uygulanan kanun maddesi ve suç adının banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık olmasına rağmen hüküm fıkrasında suç adının kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kullanarak dolandırıcılık olarak yazılması,
b) 21.000 TL bedelli çekin sahte olmadığının iddia ve kabul olunması karşısında hükme esas alınması gereken haksız menfaat miktarı 53.500 TL olması gerekirken 73.500 TL esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle fazla adli parası tayini,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasında yer alan; “kamu kurum ve kuruluşlarını aracı kullanarak dolandırıcılık” terimlerinin çıkartılarak yerine “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” ibaresinin eklenmesi, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “7450 gün”, “9312 gün” ve “7766 gün” “155.200 TL” terimlerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla ” 5350 gün”, “6687 gün “, “5572 gün”, “111.440 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın aşamalardaki savunmasında suça konu çekleri kendisinin hatır çeki olarak diğer sanık …’e verdiğini savunması, katılan şirket yetkilisi ve çalışanının suça konu çekleri sanık …’den aldıklarını beyan etmeleri karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeter kesin delil bulunmadığı halde delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.