YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7204
KARAR NO : 2020/2438
KARAR TARİHİ : 18.02.2020
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 29. HUKUK DAİRESİ
DAVA : Davacı, işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
…Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
…Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıya ait…’daki işyerinde supervisor olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile asgari geçim indirimi, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının çalıştığı projenin TAV Tepe Aklen Yatırım İnş ve İşletme AŞ ile Al Arrab Contraeting Company CSCJ Şirketi’nin oluşturduğu T5JV Adi Ortaklığı tarafından üstlenildiğini, davacının dava dışı Akfa Müh ve Taah Hiz AŞ unvanlı işverenin işçisi olduğunu, iş sözleşmesinin feshi ile birlikte tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmadan fesh edildiği işverence yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olduğu ayrıca fazla çalışma, hafta tatili, asgari geçim indirimi, genel tatil ücreti alacakları da olduğu yıllık izin ücreti alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) İstinaf:
Karara karşı davalı tarafça istinaf yoluna bauşvurulmuştur.
E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, özetle, davalı ile davacının kayden işvereni olarak görünen dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğu ve bu nedenle davalının davacı alacaklarından sorumlu olduğu, İlk derece mahkemesi kararının dayandığı deliller, delillerin takdiri, karar gerekçesine göre istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olmak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerektiği, gerekçesi ile davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
F) Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı taraf temyiz etmiştir.
G) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında, davalının davacı alacaklarından sorumlu olup olmadığı, hususunda uyuşmazlık vardır.
Davacı davalıya ait işyerinde çalıştığını iddia ederken davalı davacının dava dışı şirket işçisi olarak … Yatırım İnş ve İşletme AŞ ile … Company … Şirketi’nin oluşturduğu… Adi Ortaklığı tarafından üstlenilen işyerinde çalıştığını ve kendilerinin işveren olmadıklarını savunmuştur.
Yerel Mahkemece, davalının sorumluluğuna ilişkin gerekçeye yer verilmemişken Bölge Adliye Mahkemesince dava dışı şirket ile davalı arasında organik bağ olduğu kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle davalının anlatımlarından, davacının davalıya ait…’daki inşaat işinde dava dışı şirket nezdinde çalıştığı anlaşılmakta olup buna göre davalı ile dava dışı firma arasındaki hukuki ilişki organik bağ olmayıp, 4857 sayılı Kanunun 2/6 madde hükmü gereği asıl-alt işveren ilişkisidir. Davalı anılan hüküm kapsamında davacı alacaklarından sorumludur. Davalı ile dava dışı firma arasında organik bağ olduğuna yönelik dosyada delil olmayıp davacıya banka kanalı ile davalı tarafça bir kısım ödemeler yapılması da organik bağ sonucunu doğurmaz.
Yerel Mahkemece davalının sorumluluğuna yönelik gerekçe yazılmaması ve Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirme ile davalı ile dava dışı şirket arasında organik bağ olduğunun kabulü hatalıdır.
3-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde 05/02/2015-17/05/2016 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek alacakları belirlenmiştir.
Davalı tarafça sunulan işyeri evraklarında davacının 23/06/2015-30/04/2016 tarihleri arasında hizmet verdiği kayıtlıdır. SGK hizmet döküm cetvelinde ise 05/02/2015-21/06/2015 tarihleri arasında … Teknoloji Ses ve Görüntü Sis. San. ve Tic. A.Ş. adlı işyerinden çalışma bildirildiği bundan sonra ise 22/06/2015-17/05/2016 tarihleri arasında … Müh. ve Taah. Hiz. A.Ş. işyerinden çalışması olduğu görülmüştür.
Mahkemece 05/02/2015-21/06/2015 tarihleri arasında … Teknoloji Ses ve Görüntü Sis. San. ve Tic. A.Ş. nezdinde geçen dönemden davalının sorumluluğuna ilişkin tarafların beyan ve delilleri sorularak bu dönem çalışmasından davalının sorumlu olup olmadığı belirlenmesi gerekirken hizmet süresinde eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
4- Davalı tarafça sunulan işyeri belgelerinde fesihle birlikte davacıya “kullanılmayan tatil ödemesi” açıklamasıyla bir kısım ödeme yapılmasına ilişkin kayıt olup bu konuda tarafların beyanları tespit edildikten sonra mahsup hususu da düşünülmelidir.
H) Sonuç:
Temyize konu Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK’nın 373/1 hükmü uyarınca dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.