YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10803
KARAR NO : 2020/406
KARAR TARİHİ : 16.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-d, 35/2, 52/2-4 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak, icra takibinin başlatıldığı 03/08/2010 tarihi yerine 03/05/2010 tarihi yazılmış ve davaya katılmasına karar verilen … katılan yerine müşteki olarak gösterilmiş ise de, bu hususların mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, katılan adına 87.000 TL bedelli sahte senet düzenleyip, lehdarı olduğu söz konusu senede dayalı olarak katılan aleyhinde icra takibi başlattığı, bu suretle nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanık hakkında … 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/766 Esas-2014/145 Karar sayılı dosyasında tarafları ve konusu aynı olaya ilişkin olarak resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılıp hüküm kurulduğunun ve bu hükmün Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 22/11/2017 tarih, … Karar sayılı ilamı ile bozulduğunun dosya kapsamından ve yapılan UYAP sorgulamasından anlaşılması karşısında, her iki dosya arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu dikkate alınarak, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından; sanık hakkında aynı olayla ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın akıbetinin sorulup, dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, imkan olduğu takdirde irtibatlı olan her iki dava dosyasının birleştirilmesi suretiyle her iki suçun birlikte değerlendirilmesi, birleştirme imkanı yoksa ilgili dosyanın geldiği son durum itibariyle özetinin duruşma tutanağına geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı birer suretinin dosyaya intikalinin sağlanmasından sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.