Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/13074 E. 2020/1174 K. 30.01.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/13074
KARAR NO : 2020/1174
KARAR TARİHİ : 30.01.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 53, 58 maddeleri gereğince mahkumiyet (4 kez)

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılanlar vekili ve sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılanlara kendisini Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın danışmanı ve onun sağ kolu olarak tanıtarak, KPSS puanı olmasa dahi çevresi ve konumu itibariyle işe yerleştirmek vaadinde bulunarak katılan …’den 20.000 dolar, katılan …’dan 10.000 dolar, katılan …’dan kendisi için 10.000 dolar, katılan …’dan ise 10.000 dolar parayı aldığı, bu şekilde atılı suçları işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanığın eylemlerinin TCK 158/2 maddesinde düzenlenen kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hükümler kurulması,
1-Hükümden sonra 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’u ile Bazı Kanunlar’da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri düzenlenmiş ve sanığın tekerrüre esas alınan … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/666 E 898 K sayılı ilamına konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamında bulunması karşısında, öncelikle tekerrüre esas alınan ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafi ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 30/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.