Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2012/11839 E. 2012/24736 K. 03.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11839
KARAR NO : 2012/24736
KARAR TARİHİ : 03.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın, 4721 sayılı TMK.’nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacılar murisi olan …’in sağlığında, … isimli şahsa dava konusu taşınmazdaki hissesinin satışı için vekaletname verdiği, …’in 26.11.1956 tarihinde ölümü üzerine, mirasçılarının …’i vekillikten azlederek, durumu Tapu Sicil Müdürlüğü ve …’e bildirdiği ancak, hem ölüm ile vekalet görevi son bulan, hem de vekillikten azledilen …’in 04.10.1958 tarihinde … adına …isimli şahıs tarafından da …’a satıldığı, durumdan 1972 yılında haberdar olan … mirasçılarının dava konusu taşınmazın, … adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescili için … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tapu iptali ve tescil davası açtıkları, yargılamanın devamı sırasında mahkemece, taşınmazın tapu kaydına ihtiyatı tedbir şerhi konulduğu ve … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1975/466 esas sayılı dosyası üzerinden görülen dava neticesinde, … mirasçılarının açtığı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilip kesinleşmesinden sonra mahkemece, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılıp, karar gereğince işlem yapılması için Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere üzerine, taşınmazdaki ihtiyati tedbir şerhinin kaldırıldığı, ancak kesinleşmiş mahkeme kararı gereğince,
… mirasçıları adına tescil işlemi yapılmayarak, 12/48 oranındaki payın … adına tapuda yaşamaya devam ettiği, taşınmazın 1985 yılında, Mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması üzerine, …’ın gerçekte, … mirasçıları adına tescili gereken 12/48 oranındaki hisseyi bedeli mukabilinde 22.01.1986 tarihinde, Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’ne devretttiği, bu durumdan, 2006 yılında haberdar olan davacıların önce, Mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’nün devredildiği kurum olan … Genel Müdürlüğü aleyhinde kamulaştırmasız el atma hukuksal nedenine dayalı olarak açtıkları tazminat davasının reddi üzerine de 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi uyarınca ittila tarihli alan 2006 yılından itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde TMK.’nun 1007. maddesinden kaynaklanan tazminat istemli işbu davayı açtıkları anlaşılmıştır.
4721 sayılı TMK.’nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde “Tapu sicilinin tutulması nedeniyle uğranılan zararlardan Devlet sorumludur. Devlet, sicilin tutulmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder.” hükmü ye almaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere, tapu iptali ve tescil hükmü içeren kesinleşmiş mahkeme kararının Tapu Sicil Müdürlüğü görevlilerince infazının sağlanmaması ve davacıların taşınmazı geri alma imkanının bulunmaması nedeniyle, mahkemece, davacıların 4721 sayılı TMK.’nun 1007. maddesi uyarınca tazminat istemi haklarının bulunduğuna ilişkin kabulü doğrudur. Ancak;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz, … isimli şahıs tarafından 22.01.1986 tarihinde Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş ve bu tarih itibariyle, davacıların, 4721 sayılı TMK.’nun 1023. maddesi uyarınca taşınmazlarını geri alma imkanı ortadan kalkmıştır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazın, Mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’ne devredildiği ve davacıların artık taşınmazlarını geri alma imkanlarının kalmadığı 22.01.1986 tarihi itibariyle taşınmazın kadastral parsel niteliğinde olduğu gözetilerek, raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca, taşınmazın imar parseli olarak belirlenen m2 birim fiyatından % 40 oranında İmar Düzenleme Ortaklı Payı düşülerek bulunacak fiyatı ile taşınmazın kadastral yüzölçümündeki davacıların hisse miktarlarının çarpılması sonucu bulunacak tazminat miktarına hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U….nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.