Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2018/1029 E. 2020/4367 K. 17.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1029
KARAR NO : 2020/4367
KARAR TARİHİ : 17.12.2020

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının, davacı kooperatifin eski üyesi olduğunu, istifadan önce …3. blok, 13 no.lu bağımsız bölümün ferdîleştirme suretiyle davalıya verildiğini, istifa eden üyenin aldığı daireyi geri vermesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini ve müdahalenin men’ini talep etmiştir.
Davalı vekili, kooperatif genel kurul kararında kesin hesap komisyonunca belirlenen daire başına düşen bakiye bedeli ödeyen üyelerin dairesini alarak üyelikten çıkarabilmesine karar verildiğini,müvekkilinin borcu kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 01.07.2012 tarihli genel kurul kararına karşı açılmış iptal davası bulunmadığı gibi butlan sebebi de bulunmadığı, davacının anılan genel kurula güvenerek üzerindeki yükümlülüğü yerine getirip ibra sözleşmesi ile ortaklıktan çıktığı,kazanılmış hakkın korunması gerektiği, borcu ödediğinden üye adına tahsis edilen tapunun iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesince somut olayda kooperatif tasfiye halinde olmadığından Kooperatifler Kanunu’nun 81/2 maddesinin uygulanamayacağı,anılan genel kurul kararının Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesini ihlâl ettiği ancak iptal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken hükmün gerekçesinin bir kısmında davalının kooperatiften istifa etmiş olduğu, sonrasında ise davalıdan tekrar “üye” olarak sözedilerek davalı üyesinden tapu iptali ve tescil talebinde bulunamayacağı şeklindeki kabulün çelişikili olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK’nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca gerekçesi kısmen düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine davacı vekilinin diğer hususlara yönelik istinaf başvurusunun HMK’nın 353/(1)-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.