Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/6712 E. 2014/8441 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6712
KARAR NO : 2014/8441
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık …’ın, 28.12.2010 tarihli oturumda, zorunlu müdafii avukat … huzurunda savunmada bulunduğu, 25.1.2011 tarihli karar oturumunda hükmün, sanık … ve müdafii avukat … ile suça sürüklenen çocuk … müdafii avukat … ‘nun yüzlerine karşı verildiği, sanık … müdafiinin, 26.1.2011 tarihinde süre tutum dilekçesi ile hükmü temyiz ettiği, sanık …’ın ise 27.1.2011 tarihli dilekçesi ile 25.1.2011 tarihinde almış olduğu cezasının onanmasını, bu kapsamda gereğinin yapılmasını talep ettiği, gerekçeli kararın sanık … müdafiine 22.2.2011 tarihinde tebliğ edildiği, müdafii tarafından ayrıntılı temyiz dilekçesi sunulmadığı, sanığın 11.2.2011 tarihli dilekçeleri ile karar tarihinde başka suçtan tutuklu olarak bulunması nedeniyle karar içeriğini anlayamadığı, temyiz hakkının tutuklu olarak mı yoksa tutuksuz olarak mı verildiğini hüküm açıklanırken yanında bulunan kolluk güçlerine sorduğu, aldığı cevap uyarınca hükmün bir an önce kesinleştirilmesi halinde önceden tutuklu olarak kaldığı süreyi cezasından mahsup ettireceğini düşündüğü için cezasının onanması yönünde dilekçe verdiğini, fakat bu konuda yanılarak hükmü temyiz etmek istediğini beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın müdafiinin hükmü temyizinden sonra 27.1.2011 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği, 11.2.2011 tarihli temyiz hakkını yeniden kullanmak istediğine ilişkin dilekçenin ise CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra verildiğinin anlaşılması karşısında sanık … ve müdafiinin temyiz isteminin aynı Yasanın 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların suça sürüklenen çocuk … tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
T.C. Anayasa’sının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, savunmasını yapmak üzere görevlendirilen zorunlu müdafiiye ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden düzenli mali geliri bulunmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’a yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi, suça sürüklenen çocuk için yapılan 10.00.TL davetiye giderinin ise 6352 sayılı yasanın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında zorunlu müdafii gideri ile ilgili bölüm çıkarılarak yerine ”suça sürüklenen çocuk …’ın payına düşen yargılama gideri olan 10,00.TL’nin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine” ibaresi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.