YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/21523
KARAR NO : 2014/20698
KARAR TARİHİ : 22.10.2014
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2-3, 53/1-3, 53/1. Maddeleri gereğince mahkûmiyet
Sanık … hakkında 2863 sayılı Kanun’un 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2863 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan sanıklarından …’ın mahkumiyetine ilişkin hüküm ile sanık … hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, suçtan zarar gören vekili ve sanık … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-… hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik olarak suçtan zarar gören vekili tarafından yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı CMK’nın 231/12. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanun’un 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteminin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK’nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere dosyanın incelenmeksizin mahkemesine İADESİNE,
2-Sanık … hakkındaki hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık hakkında eylemine uyan 2863 sayılı Kanun’un 65/b maddesi gereğince temel ceza tayin edilirken, hapis cezası asgari hadden belirlendiği halde, adli para cezasına ilişkin teşdit uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, uzun süreli hapis cezasına mahkum edilen sanık hakkında TCK’nın 53/1 maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, bu husus infaz aşamasında gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
2863 sayılı Kanun’un, 11/10/2013 tarih, 28792 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan tespit ve tescil başlıklı 7. maddesinde korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve doğal sit
alanlarının tespitinin …’nın koordinatörlüğünde yapılacağı ve bu tespitlerin koruma bölge kurulu kararı ile tescil edileceği, tescil kararlarının ilanı, tebliği ve tapu kütüğüne işlenmesi ile ilgili hususların yönetmelikle düzenleneceğinin öngörüldüğü, bu amaçla çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik ile sit kararlarının ilan şeklinin kaleme alındığı, 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile 2863 sayılı Kanun’un 7. maddesinde yapılan değişiklik ile sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazların tescil kararlarının, Resmi Gazete’de yayımlanacağı ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı hükmünün getirildiği, ayrıca anılan Kanun’un 3. maddesi ile 2863 sayılı Kanun’un 65. maddesinde “Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile koruma bölge kurullarından izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranların, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacağının öngörüldüğü, gerek 2863 sayılı Kanun’un 6498 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 7. maddesi ile anılan madde gereğince çıkarılan Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik hükümlerinin, gerekse 6498 sayılı Kanun’un 1. maddesi ile öngörülen tescil kararlarının, Resmî Gazete’de yayımlanma ve Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulma zorunluluğunun amacının, ilgili kurul kararlarından muhataplarını haberdar etmek olduğu,
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında; …Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 11/07/1991 gün, 106-856 sayılı kararı ile 2. derece doğal sit alanı olarak belirlenen sınırlar dahilinde yer alan sanığa ait,… parsel üzerine, suç tarihinde, yaklaşık 15 kamyon hafriyat dökülmek suretiyle müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği, sanığın savunması dikkate alındığında, bölgenin 2. derece doğal sit alanı sınırları dahilinde kaldığını bildiği, dosya kapsamında mevcut tarafsız inşaat mühendisi bilirkişi raporunda, sanık tarafından 2. derece doğal sit alanına hafriyat döktürülüp, üzerinin sonradan düzleştirildiğinin belirtildiği, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun Doğal Sitler Koruma ve Kullanma Koşulları ile İlgili 728 sayılı ilke kararının 2-b maddesinde, 2. derece doğal sit alanlarına, toprak, curuf, çöp ve benzeri malzemelerin dökülmeyeceğinin, açık olarak belirtildiği, bu kapsamda sanığın, dava konusu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiği halde üzerine hafriyat döktürüp düzleştirmek suretiyle fiziki müdahalede bulunduğu, atılı suçu işlediğinin tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu, 6498 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 maddesinde öngörülen yaptırım miktarında sanık lehine herhangi bir değişiklik olmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik incelemeye ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 22/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.