YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6295
KARAR NO : 2017/347
KARAR TARİHİ : 18.01.2017
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık müdafiinin esas hakkında savunmasını yapmasından sonra son olarak katılan vekiline söz verilmek suretiyle CMK’nın 216/1. maddesine aykırı davranılması, katılan vekilinin yeniden savunma yapmayı gerektiren esaslı bir açıklamada bulunmamış olması karşısında savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceğinden, suça konu alanın kesinleşmiş orman kadastrosu yapılmış alan olduğundan bahisle 6831 sayılı Kanun’un 93/2 maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin yeniden açma yapmak suretiyle işgal ve faydalanma olması karşısında sonuç uygulamanın doğru olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden reddine, Ancak,
Sanık müdafiinin duruşmadaki lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK’nın 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 18/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.