Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2013/23831 E. 2014/20933 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23831
KARAR NO : 2014/20933
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet.

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihi olan 02/02/2011 günü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanan sanık …’in, 11 yaşındaki kızı … ve diğer kızının nişanlısı olup hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanan suça sürüklenen çocuk … ile birlikte, yine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanan sanık …’in kullandığı ve yanlarında sanık …’ın da bulunduğu araçla, sanık …’in tarlasının olduğu … köyü, … mevkiinde define aramak amacıyla gittikleri, …mevkiine ulaşmak için ana yoldan çıkıp tali yola saptıklarından 2-3 km. sonra arabanın patinaj yapması nedeniyle yollarına araçla devam edemedikleri, sanık …’ın …iline gitmek için yanlarından ayrıldığı, diğer sanıklar ve ölenin yaklaşık olarak 1 saat yanlarında getirdikleri kazma ve küreklerle yürüdükten sonra olay yerine ulaştıkları, olay yerine gelmeleri üzerine define bulmak için kazı yapmaya başladıkları, belli bir müddet kazı yaptıktan sonra kazı yaptıkları çukurda 1,20 cm. Uzunluğunda, 70 cm eninde ve yaklaşık olarak 1 ton ağırlığındaki kaya ile karşılaştıkları, sanıkların kazıya devam ederek kayanın dibini kazmaya çalıştıkları, bu esnada çukura 11 yaşındaki …’in girerek kaya dibinde kazı yapmaya çalıştığı, çukurun içine girdiğini sanıkların gördüğü ancak duruma mani olmadıkları ve çocuğu çukurdan çıkarmadıkları, bu sırada çukurun içinde bulunan kayanın …’in sırtına düştüğü ve çocuğun kaya ile çukur arasında sıkıştığı, sanık … ile kararları temyiz incelemesine gelmeyen sanıklar … ve …’ın, …’i sıkıştığı yerden kurtarmaya çalıştıkları, aradan yaklaşık yarım saat geçtikten sonra çocuğu olduğu yerden çıkarttıkları, fakat sıkıştığı yerden çıkartmalarından kısa bir müddet sonra …’in öldüğü, dosya kapsamında bulunan otopsi tutanağından anlaşılacağı üzere, …’in ölümünün, göğüs karın basısı ile toprak altında kalmak suretiyle tıkanma ile oluşmuş mekanik asfiksi sonucu meydana geldiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 22/2. maddesinde, “Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir” denilmek suretiyle taksir tanımlanmıştır. Taksir, öngörülebilir ve önlenebilir hukuka aykırı bir neticeyi öngörmek ve önlemek hususunda, gerekli dikkat ve özenin iradi olarak ihmal edilmesidir. Taksirin unsurları,
-Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
-Dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi,
-Hareketin bilerek ve istenerek yapılması,
-Neticenin öngörülebilir olması,
-Neticenin istenmemesi,
-Hareket ile netice arasında nedensellik bağının bulunması, şeklinde başlıklar halinde sıralanabilir.
5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinde bilinçli taksir, “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır” denilmek suretiyle tanımlanmıştır. Bilinçli taksir, öngörüldüğü halde, istenmeyen neticenin gerçekleşmesine iradi hareketiyle neden olmaktır. Bilinçli taksir halinde fail, hareketi bilerek ve isteyerek yapmakta, istemediği sonucu da öngörmektedir; ancak, kişisel yeteneği, olayın özellikleri ve geçmiş deneyimleri gibi nedenlerle neticenin meydana gelmeyeceğine inanmaktadır. Bilinçli taksir-taksir ayrımı, öngörülebilir neticenin, somut olayda fail tarafından öngörülmüş olup olmadığının tespitidir. Fail, dikkatsizliği ve özensizliği nedeni ile neticeyi öngörememiş ise taksirle hareket etmiştir. Eğer istenmemiş netice fail tarafından öngörülmüş, ancak; yetenek, tecrübe, şans gibi kişisel özelliklere güvenilerek neticenin meydana gelmeyeceği inancıyla hareket yapılmış ise, bilinçli taksir söz konusudur.
Bu anlatılanlar ışığında somut olay değerlendirilecek olursa, sanıklar tarafından kazılan çukur içerisinde karşılaşılan kayanın dibinin kazıldığı ve olay yerinin tehlikeli bir yer haline getirildiği, sanıkların gerek yaşı ve gerek zeka durumları nazara alındığında, kazı yerine girilmesinin tehlikeli olduğunun ve yaralanma veya ölüme neden olunabileceğinin öngörülebildiği, buna rağmen 11 yaşındaki …’in çukur içerisine girip kayanın dibini kazmaya başlamasına sanıklar tarafından müsade edildiği, bu nedenle sanıklar tarafından istenmeyen sonucun öngörülebildiği ve atılı suçun bilinçli taksirle işlendiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine, ayrıca sanık hakkında uygulanan bilinçli taksirin unsurlarının da olayda oluşmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 27.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.